Yoğurdu Sarmısaklamayın, SARIMSAKLAYIN

Bugün yazdığım Egzoz Sobası adlı yazı, bu yazıyı yazmama ilham kaynağı oldu. Bu “egzoz” sözcüğü öyle bir illet ki, egzoz işi yapan, bire bir bu işin ehli olan kişilerin dahi doğru telaffuz edemediği, doğru yazamadığı bir kelime.
Adamlar iş kurmuşlar, bir ton para verip tabela bastırmışlar, ancak kelimenin doğru kullanımını daha bilemiyorlar. Egzost, egsoz, eksoz, ekzoz… Yanyana egzozcuların önünden geçiyorum, biri başka yazmış, diğeri başka. Acaba akıllarına gelip de birbirlerine sormuş olabilirler mi”Abi ben egsoz yazdım; ama sende ezost yazıyor, Cemal abi de egzoz yazdırmış, doğrusu hangisi?” diye. Peki, bir dükkanda birbirinden farklı yazılmış “egzoz” anlamına gelen sözcüklere ne dersiniz? Altta sağdaki resmi sanırım, birçoğunuz görmüştür ya da bunu görmediyseniz buna benzer örneklere rastlamışsınızdır.
Bir de “sarımsak” meselemiz var. O da ne, diyeceksiniz şimdi. Hemen dillendireyim bunu da; insanların çoğunun doğru kullanılışını bilmediği, ya da bazı sebeplerden dolayı artık bilmediği
, sarımsak kelimesi, sarmısak olarak da kullanılmaktadır. Bu da karışıklıklara zaman zaman sebebiyet vermektedir.
TV kanalları zaten Türkçeyi katletme konusunda bir yarış içine girmiş gibiler. Milyon dolarlık gelirleri olan bu medya patronları, kanallara sırf bu işe bakacak, düzeltmeleri yapacak uzmanlar alsa fena mı olur? Belki de almışlardır; o zaman daha sinir bozucu bir durum çıkıyor ortaya, dilciler de bu işi bilmiyor(?) Açıkçası ben henüz hatasız bir alt yazının geçtiği bir program görmedim. Bırakın normal programları haber programlarında dahi bir ton yazım yanlışı yapılıyor. Sadece medya değil; resmi kurumlar da, özellikle belediyeler, bu konuda hiç mi hiç hassas değiller. Bez afişler, el ilanları, yol tabelaları derken her yerde bir yazım yanlışı bulmak mümkün. Sanırım her zamanki gibi en büyük hata, dikkatsizliğimizden çok, bu meseleyi umursamıyor olmamız. Çünkü çoğu zaman doğru şeklini bildiği halde insanlar hatalı yazıyorlar, bu da bu konunun umursanmadığı anlamına geliyor.
Bazı insanların tek derdi sadece dertlerini anlatabilmek, gerisi çok da ilgilendirmiyor onları. Dilimiz bozulmuş, yabancı sözcüklerle yozlaşmış, hatalı kullanılıyormuş kime ne değil mi? Bu dile sahip çıkması gereken biz miyiz ki umursayalım, gelsin elin Alman’ı, İngiliz’i sahip çıksın dilimize, bize ne! Hatta benim çocuklarım benim dilimi konuşmasa da olur. İnternet alemi, özellikle dilimiz konusunda adeta bir kampanyaya çanak tutuyor; kampanya dediğin iyi bir amaca yönelik olur, bu kampanya tam tersi. Dilimizi bozma, değiştirme, yozlaştırma kampanyası. Öyle siteler ve öyle bloglar var ki, sinirden bir kere girip birkaç satır okuyunca doğrusu içimden sayıp sövüp, bir daha da uğramıyorum oralara. Özellikle değiştirilerek yazılmış sözcükler, noktalama işaretlerinin neredeyse hiç kullanılmaması -adeta Tanzimat öncesi dönemdeki gibi hiç noktalama kullanmayan blog yazarları var-, seviyesiz bir üslup…Yarı Türkçe, yarı İngilizce yarı argo sözcüklerle kurulmuş abuk sabuk cümleler insanları -ya da sadece benim gibi düşünenleri- çileden çıkartıyor.
Başta gayet sakin bir şekilde başlamıştım bu yazıya; ama yazdıkça sinirlenip agresifleştiğimi farkettim, zaten ne zaman bu konuyla ilgili biraz yazmaya ya da konuşmaya başlasam aynı şey oluyor. Elimde değil öfkeleniyorum; çünkü yapılan hataların çoğunun dilimizin önemsenmemesinden kaynaklandığını biliyorum. Bu da ayrıca beni sinirlendiriyor. Başta umursamadığı için ya da özellikle dili yanlış kullananlar zamanla doğrusunu da unutuyor. Böylece gelecek kuşaklara derme çatma bir dil mirası bırakmak için de hep bir elden gayret göstermiş oluyoruz.
Bir son yazayım adam gibi bu dağınık yazıya da biraz toparlayayım konuyu. Anlayacağınız sarmısak değil, sarımsak; egzost, egsoz ya da ekzoz değil, egzoz.
Popularity: 11% [?]
Etiketler : belediye, dil, egzoz, ilan, imla, medya, sarmısak, tabela, Türkçe, tv, yazım hataları

































codeluu
" 19 Kasım 2008, Çarşamba "
Eğirdir/Eğridir ilçesi ile alakalı da tartışmalar olmuştu bir ara. Ben elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum kelimenin doğrusunu yazmaya, onun için üstüme alınmıyorum Pir’im.