Yatır Ziyareti Yapacağım, Belediye Bana Otobüs Tahsis Etsin!!!

Belediyeler hizmette sınır tanımıyor bu ara, ama belirli hizmetlerde… Halkın ihtiyaçları doğrultusunda tahsis edilen belediye otobüsleri ile ilgili beni çok da şaşırtmayan bir hizmetten haberdar oldum. Belirli bir sınıfa hizmet etmeyi amaçlayan ve buram buram ayrımcılık kokan bu hizmet Büyükşehir Belediyesi’nin herkesçe zaten bilinen rengini bir kez daha ortaya koyuyor.
Diyelim ki toplandınız komşular, akrabalar bir yere gitmeye karar verdiniz ve otobüs kiralamak istiyorsunuz. Belediyeye başvuruyorsunuz ve belli bir ücret karşılığında otobüsü ve şoförünü hizmetinize veriyorlar. Buraya kadar bir sıkıntı yok, hemen herkesin bildiği bir uygulama bu… Peki ya camilere ve İstanbul’un her tarafına yayılmış olan ziyaretlere giderseniz ne oluyor dersiniz? Belediye sizden ücret almıyor.
Bu bazı kesimlerin hoşuna gitse bile tamamıyla insanları sınıflandırmak ve dini yine siyasete karıştırmak değil de ne? Belediyenin sakallı otobüs şöförlerine de tam yakışacak cinsten bu hizmet(!)i duyunca kendi kendime, “İstanbul’da yaşayıp da gayri müslim olan insanlar kiliseleri, havraları ziyaret etmek istese yine ücretsiz olarak otobüs tahsis edilecek mi?” diye sormadan edemedim. Aslında sonra bu soruya da kendi kendime cevap verdim. Yanıt tabii ki hayırdı. Şimdi bunları yazarken bir yandan da şunu düşünüyorum, belediye yetkilileri ve Kadir Topbaş’ın koruyucusu olan hükümet bu uygulamayla ilgili soru sorulduğunda ne cevap verir? Elbette inkar ederler, “böyle bir şeyin aslı astarı yok” derler. Çünkü belgeleri bile inkar edebiliyorlar, “yok öyle bir şey” demeye alışkınlar.
Buna benzer başka bir hizmet(!)ten de geçen sene haberdar olmuştum, belediye seçimlerine birkaç ay vardı ve akrabalar arasındaki toplantılarda her zaman yapılan fakat bir türlü gerçekleştirilmeyen planlardan birini yapıyor ve hararetli hararetli konuşuyorduk. “Çanakkale’ye gidip şehitlikleri ziyaret edelim” diyenler çoğunluktaydı. İçlerinden biri “isterseniz ben belediyeden otobüs ayarlayabilirim” dedi. Daha önce belediyenin ücretsiz tahsis ettiği otobüsle Çanakkaleye gittiklerini ballandıra ballandıra anlattıktan sonra, inanmayan yüzlere kendinden emin bir şekilde ispatlama çalışıyordu. Altından bir bit yeniği çıkacak diye kenarda susuyordum ki beklediğim cevap geldi. “Hiçbir şey istemiyorlar, sadece otobüsün her yerine AKP bayrağı asacağız o kadar.”
O ana kadar susan ve konuşanlara gülümseyerek bakan ben ve benim gibi düşünen birkaç kuzenim daha, sanırım yüzümüzün sinirden kırmızı ile mor arası bir renk almasıyla bütün dikkatleri üzerimize çekecek kadar gür ve kesin bir sesle “Ben gelmem!” diye haykırdığımızı hatırlıyorum. Ancak sebebini bir türlü kavrayamayan, bir siyaset reklamında başrollerde oynayacağı için hiç de rahatsız olmayan istekli insanların fikirlerini değiştirmek mümkün değildi. Ne olacaktı ki, varsın olsun AKP bayrakları asılsındı otobüse, bize ne zararı vardı ki?
Belediyeye ait olan otobüslerin seçimlerde AKP için kullanılacak olmasının yanlış olduğundan mı bahsedeyim, böyle bir şeye alet olmak istemememin haklı gerekçelerini mi sıralayayım; tüm bunları yapmaya kalkıştığımda inatla bunun çok normal olduğunu anlatarak kafamı şişirmelerine mi izin vereyim… bilememiş ve sinirden bulunduğumuz odayı terketmiştim.
O geziye gidilmedi; ancak bugün öğrendiğim, Müslümanlıkta aslında yeri olmayan türbe ve yatır ziyaretleri ile camileri dolaşmak için belediyenin ücretsiz otobüs tahsis etmesi ile AKP’nin seçim propagandalarında kullanılmak üzere içi silme “saf” insanlarla doldurulmuş otobüsler el ele kafamda halay çekmeye başladılar.
Elimizde çok fazla otobüs varsa, sabahları işe giderken saatlerce gelmeyen, geldiği zaman da zaten kalabalıktanyanakları cama yapışmış olan adamların aralarına girebilmek için uğraşan insanlar için kullansınlar o otobüsleri. Ya da “belli bir saatten sonra evinizden çıkmayın” dercesine hiçbir otobüsün çalışmadığı semtlere geceleri en azından iki saatte bir de olsa yeni sefer eklesinler. Hastası olan, gece çalışmak zorunda kalan, acil dışarıya çıkan insanları bu parasızlıkta taksiye bindirmek için yönlendirmesinler…
Bilmem ki siz ne dersiniz bu konuda, sinirlenmekte haksız mıyım?..
Popularity: 1% [?]
Etiketler : AKP, ayrımcılık, çanakkale, İstanbul, ücretsiz, büyükşehir belediyesi, belediye, cami, din, din istismarı, gezi, kadir topbaş, otobüs, otobüs tahsis, türbe, yatır, ziyaret


































nikon
" 27 Temmuz 2009, Pazartesi "
Sadece şunu demek istiyorum; Keşke CHP iktidarda iken Anıtkabir’e, Selanik’e, Florya’ya, Şişlideki Atatürk müzesine ve bilimum Atatürk’le ilgili mahallere bedava tur düzenleseydi…
Keşke MHP, iktidarda iken Orta Asya’ya Macaristan’a, Viyana’ya(Neden geçemediğimiz araştırmak için) v.s. bedava turlar düzenleseydi…
Konuyu kızmakla halledemiyoruz. Ama bir de bu pencereden bakarak solcu liderlerin neden aptal olduğunu tartışmak gerekir diye düşünüyorum.
Milliyetçilere(aşırı) diyeceğim yok. Her zaman ülke yönetimini gayri Türklere bırakmaları araştırma, tartışma konusudur.
Bal tutan parmağını yalar. CHP’liler ne parmağını yalar, ne de bırakır başkası yalasın… Ne iktidarın nimetlerinden yararlanır, ne de bırakır başkası yararlansın.
Bence AKP iktidarı bu ülke insanları için şans(Siyaseti öğrenmeleri açısından). İktidarda olan bir partinin yapamayacağı şeyin olmadığını görmeleri açısından.
AKP iktidarı derslerle okullarda işlenmelidir.
Deniz BAYKAL da tabi ki…