Ya Beni Beğenmezse!!!

Hayatımızı neredeyse tamamen onlar şekillendiriyor; erkekler. Burada amacım erkekleri suçlamak ya da onları yermek değil; biraz onları biraz da hemcinslerimi eleştireceğim. Saçımızın rengini, kıyafetimizi, hatta dinlediğimiz müziği bile partnerimize göre ayarlamıyor muyuz? Bu belki de kadınların karşı tarafı mutlu etme düşüncesiyle de ilişkilendirilebilir ya da beğenilmek istemeleriyle… Sebebi ne olursa olsun çoğu kadın kendi istediği için değil de eşleri ya da sevgilileri beğensin diye birçok şeyi yapıyor.
Aklıma çok da samimi olmadığım; ancak aynı işyerinde çalıştığım bir bayan arkadaşım geldi. Yine aynı işyerinde çalışan başka bir erkek arkadaşımızla birlikteydi bu bayan arkadaş. Her gün fönlü saçlar, şık kıyafetler ve ful makyajla gelirdi. Onun ne kadar bakımlı olduğunu düşünürdüm hep, içimden de zaman zaman imrenirdim. Bu birlikte olduğu erkek arkadaş -tam olarak bir biliktelik de değildi aslında- iş yerini değiştirdiği gün, olan oldu. Bahsettiğim bayan arkadaş ertesi gün okula neredeyse leş gibi gelmeye başladı. Yolda görseniz sanırsınız ki yangından kurtulabilmek için aceleyle evden fırlamış. Sorduğum zaman da “Neden, güzel giyineyim ki; kendimi kime beğendireceğim?” demez mi… Bu da bu anlattıklarımı destekler cinsten bir örnekti sadece.
İngilterede bir üniversite araştırma yapmış. Araştırmanın konusu kadınların kilo verip almalarıyla ilgili. Kadınlar yeni biriyle tanıştıkları zaman hemen sıkı bir diyete girip yaklaşık 2.5 kilo, evlilik öncesinde 3.5 kilo veriyorlarmış. Evlendikten sonra bir müddet kilolarını muhafaza eden kadınlar, ilişkilerinin sağlamlığından emin olduktan sonra da hızla kilo almaya başlıyorlarmış. Araştırmayı yapan üniversitenin vardığı sonuçsa şu; kadınların kilo almalarının sebebi erkekler(!)
Erkeklere gelince belki ilişkinin başlarında biraz onlar da kendilerine özen gösteriyor olabilirler; benim bu sonuca varmam için binlerce denek üzerinde akademik bir araştırma yapmama gerek yok. Evlendikten hemen sonra hızlı bir şekilde göbekleri devasa bir hal almaya başlayan erkeklerin en büyük avuntusu da şu ünlü sözümüz: Göbeksiz erkek, balkonsuz eve benzer. Eğer bu erkeğin eşi de şişmanladıysa, sürekli olarak eşinin başını yiyip zayıflamasını isterken, kendi göbeğine laf söyleyen kadına da aynen şu cevabı verir: “E ben erkeğim canım, sana yakışmıyor kilo. Kadın dediğin zayıf olur.”
Belki de kadınlar eşlerinden bekledikleri ilgiyi yeteri kadar göremedikleri için de kendilerini salıyor olabilirler. Bakımlı oldukları zaman iltifat görmeyen, ne kadar güzel olmuşsun demeyen bir erkekle birlikte olan kadın ne için süslenecek ki? Onlara da hak vermek lazım tabii; bu yüzden de çok üstlerine gitmememiz lazım. Çünkü evlenip de kendini salan, bakımsızlaşan kadınlara erkekler camiasında bir ton laf söylenir. Hatta aldatan erkeklerin en büyük savunmaları da hep bu yöndedir. “Kendisine hiç bakmıyor, beni resmen dışarıya itti.” tarzında lafları sıkça duymuşsunuzdur çevrenizde.
Ha tüm bunları anlattım da ne oldu, ilişkilerin yolunda gitmesi için bir çözüm önerdim mi, hayır. Hatta haşa!!! Yıllardır herkes akıl verir, uzmanlar bu konularda konuşur durur. Bu konuda öneride bulunmak da benim haddime değil bu durumda. Zaten bu uyarıları da kim dikkate alıyor ki?
Etiketler : araştırma, üniversite, erkek, erkekler, hayat, ilişki, kadınlar, kilo


























