Türkiye İslamlaşıyor mu?

İngiliz Independent gazetesinde yayınlanan bir haber Türkiye’deki siyasi karışıklık, Ergenekon soruşturması, kapatma davası ve laiklik konularına dikkat çekti. “Büyük Soru: Türkiye’de tansiyon neden yükseliyor ve ülke İslamlaşıyor mu?” başlığıyla yazılan yazıda “Türkiye’de laiklik tehlikede mi?” sorusuna hem ‘evet’, hem de ‘hayır’ cevabı verildi. AKP’nin kapatma davasına karşılık olarak generallerin tutuklanmasında payı olabileceğini; yani bir intikamın da söz konusu olduğu dile getirildi.
“Laiklik tehlikede mi?” sorusuna ‘evet’ yanıtı verilirken gerekçeleri şöyle sıralandı: “AKP iktidarı 2004 yılından sonra reformlara ara vererek başka yönlere odaklandı. Üniversitelerde türbanı yasallaştırma gayreti içine girerken, kendileri için önemli olan kesimi de böylece belli etmiş oldu. Diğer yandan iktidar olmalarının da etkisiyle, güç bizde tavrı takınmaya başladılar. Kemalist kesim bu yüzden Türkiye’de endişe içerisindedir. Okullarda okutulan kitaplar ve müfredatlar doğrultusunda İslamiyet’in benimsetilmesi gayreti de AKP hükümetinin laiklik karşıtı bir hükümet olduğunu gösterir. Ayrıca Recep Tayip Erdoğan laiklik ile ilgili olarak ‘laiklik bireyler için değil devletler içindir’ diyerek, aslında laikliğin ne anlama geldiğini bilmediğini göstermiştir.”dendi.
Ergenekon soruşturması kapsamında 60’tan fazla kişinin gözaltına alındığı belirtilen yazıda, emekli generallerin tutuklanmasının sebebi de AKP’ye açılan kapatılma davasına karşılık intikam olarak gösterildi. Ayrıca askerlerin darbe girişimine karşılık AKP hükümetinin tedirgin olduğu bu yüzden de askerlerin tutuklanmasına ön ayak olduğu belirtildi.
Ancak tüm bunlara rağmen laikliğin tehlikede olmadığını da savunan yazıda kullanılan ifade ise şöyleydi: “Türkiye’de laiklik tehdit altında değil. Çünkü Türklerin sadece yüzde 10’u İslam yasalarını destekliyor ve bu kişilerin oranı azalıyor. Türklerin çoğu AKP’yi refah sözü verdiği için destekledi. Refah gerçekleşmezse, halk AKP’yi bırakır. Gelişen ticaretle Türkiye’nin muhafazakâr can damarları hiç olmadığı kadar batıya yakın.”
Yazının devamında “AKP hala tüm kesimlerin haklarını koruduğunu iddia ediyor; ancak Kemalist kesim bunun böyle olmadığı görüşünde. Laik kesim AKP’nin kadrolaşmaya gittiği, yani kendi fikrinde olan insanlarla devlet kadrolarını doldurma girişiminde bulunduğunu düşünüyor. Şüphesiz ki haklılar; çünkü son zamanlarda televizyon ve gazetelerde yer alan haberlerde barların şehir dışına taşınmalarından, alkol yasağından sürekli olarak söz ediliyor. Yine halk içinde eskiye oranla türban takanların sayısının arttığı görüşü hâkim.”ifadeleri kullanılıyor.
Ancak tüm bunlara rağmen Batı Ülkeleri’nin AKP hükümetini desteklediği ve AKP’nin yanında yer alma eğiliminde olduğu da belirtiliyor. “Avrupa Komisyonu’nun gelişmeden sorumlu yetkilisi Türkiye’deki mücadelenin ‘otoriter laikler’le, ‘Müslüman demokratlar’ arasında geçtiğini savunmuştu. Ancak bu çok naif bir tutumdur. AKP, laik muhalefetten daha ulaşılabilir olabilir; ancak Türkiye’deki bütün partiler aynı otoriter eğilimlere sahipler. Liderlerin küçük despotlar gibi davranmalarını yasaklayacak bir parti kanunun işareti görülmüyor. Sözüm ona Genelkurmay Başkanı’nın talebi üzerine Erdoğan en yakın danışmanlarına bile sormadan eski hükümetindeki milletvekillerinin neredeyse yarısıyla ilişiğini kesti.”ifadeleri kullanıldı.
Türkiye’nin masaya yatırıldığı ve çok daha fazla ayrıntının yer aldığı yazıda Kıbrıs sorunundan da söz edildi ve komploların sebebinin aslında Kıbrıs olduğu dile getirildi. Son olarak “Türkiye bundan sonra nereye gider?” sorusuna ise şu şekilde cevap verildi: “Analistler bugün yaşanan krizin üç muhtemel sonucu olabileceğini söylüyorlar. En düşük ihtimal, Türkiye’nin tam otoriter bir yönetime geri dönmesi. Daha muhtemel olan senaryoya göre, yakın gelecekteki reform umutlarına neredeyse tamamıyla bir nokta koyacak olan gergin bir ateşkes AKP ve devlet arasında imzalanacak. Bu arada liberaller, AKP’nin kendi istemediği özgürlükleri garanti ederse, istediği özgürlüklerin gerçekleşmesini garanti altına alabileceğini fark etmesini umuyorlar.
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey son askeri darbeden sonra Türk toplumuna dayatılan anayasanın demokratik yeni bir anayasa ile değiştirilmesi ve hukuk sisteminin, devleti savunmayı, vatandaşlarının haklarını savunmaktan daha üste çıkarmasının engellenmesi. Bu konunun gerçekleşme şansı zayıf. Bugünün kutuplaşmış ortamında, Türk siyasetini tamamıyla yeniden yazmak için ihtiyaç duyulan uzlaşmanın yaratılması zor.”
İngiliz Independent gazetesi Türkiye’de olan bitene karşın halkını bilinçlendirmek istediğini de yazının bir yerlerinde belirtiyor. Tüm bu yazının içeriğiyle ilgili şimdilik bir yorum yapmayacağım; yorumları size bırakıyorum. Ancak şunu da demeden edemeyeceğim; İngiliz halkı Türkiye’de olan biten konusunda bilinçlendirilmek istenirken; bizim ülkemizde olanlar konusunda halk olarak neden aydınlatılmıyoruz? Sorarım şimdi, kaç kişi gerçek anlamda sözde Ergenekon davası hakkında bilgi sahibi? Bilenler de sanırım yapılan açıklamalarla değil kendi çalışmaları sonucunda bu bilgilere ulaşmıştır. Hoş soruşturmayı yürütenlerin bile bu davayla ilgili olarak net bir açıklama yapabileceklerini sanmıyorum; ama neyse…
Popularity: 11% [?]
Etiketler : AKP, anayasa, asker, darbe, ergenekon, gazete, general, independent, ingiliz, ingiltere, kapatma davası, kıbrıs sorunu, kemalist, laik kesim, laiklik, muhafazakar, Recep Tayyip Erdoğan, türban, türkiye, tutuklu, yazı































