Türkiye Büyük Şiddet Meclisi

Bir zamanlar akşamları ana haber bültenlerinde haftada en az iki kere şaşkınlıkla ve çok da eğlenerek
seyrettiğimiz Tayland Meclisinde yaşanan kavgalar yer alırdı. Gerçekten o zamanlar odukça ilginç gelen bu kavgalara artık çok fazla yer verilmiyor haberlerde. Nedeniyse çok açık; Tayland’a kadar gitmeye gerek yok; bizim meclisimiz de artık aşağı kalır durumda değil çünkü.
Milletvekili, adı üstünde; milleti, halkı temsil eden kişi; yani milletin aynası. Bu kişiler görüntüleriyle, konuşmalarıyla, yaşantılarıyla, hayata bakış açılarıyla ön planda olan kişiler; ülkeyi yurt dışında temsil eden kişiler. Ancak son zamanlarda meclisle ilgili her haberde bir kavga görüntüsü de yer alıyor. Birbirini aşağılayan, hakaretlerde bulunan vekiller; bir futbol maçı seyircisini aratmayan yuhalamalarla ayağa fırlayanlar, birbirlerini yumruklayanlar.
Demokrasinin doğru işlediği ülkelerde muhalefet, iktidarın benimsetmeye çalıştığı fikirlerden kendilerine uygun olmayanları belirleyip, aksini ispatlamaya çalışır; ayrıca muhalefet, iktidarın yanısıra meclisin çözüm yolları üreten kanatlarından birisidir.
Bizim ülkemizde ise muhalefet kavgayla, yumrukla, hakaretle yapılıyor. Ha! İktidar için de bu aynısı. Yani meclis görüşmeleri bir sidik yarışından ibaret
aslında. “Kim kime üstünlüğünü kanıtlayacak; kim kime daha fazla sövüp sayacak; kim kime çamur atacak?..” bunlar daha önemli. “Devlet nereye gidiyor, kötü gidişata bir çözüm bulabilir miyiz, işsizlik için neler yaparız?” türünden sorulara cevap aramak akıllarına gelmiyor.
Mecliste adamakıllı giyinen, kaliteli, okuyan, üreten insanlar görmeyeli ne kadar uzun zaman oldu. Bu gidişle çok daha uzun yıllar bekleyeceğiz anlaşılan. Baksanıza parti önlerinde bekleyen milletvekili aday adaylarına… Canı sıkılan milletvekili olmak istiyor. Konuşmayı bilmeyen insan, halkı nasıl temsil eder? Şaşıp kalıyorum doğrusu. Ya sanatçı diye geçinen bazı insanlara ne demeli, memleketlisine, hayranlarına güvenen Meclis kapısında.
Şimdi gelin de Cumhuriyetin ilk yıllarındaki milletvekillerini anmayın. Uzun yıllar süren savaşın, acının, fikir harbinin sonunda; henüz tam da rejimi bile benimsememiş olan Milletvekillerini ve de Atatürk’ün asaletini düşündükçe içim sızlıyor doğrusu.

“Tüm bunlar da şimdi nereden çıktı?” demeyin. Bu aralar meclis kavgaları bir türlü eksik olmuyor. Bütün gazetelerde, internette ve televizyon kanallarında meclisteki meydan muharebesinden bahsediliyor; sanırım bütün milletvekilleri artık Mareşal olmayı haketti…
Popularity: 65% [?]
Etiketler : Atatürk, kan































