TÜrk Halkının Ezeli Düşmanı!!

Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar’ın hazırladığı ve 32. Gün adlı programda geçtiğimiz günlerde sonuçlarının tartışıldığı anket, kafalarımızdaki birçok doğruyu değiştirip yerine yenilerini yazmamıza sebep oldu.
Anket genel olarak cumhurbaşkanlığı seçimleri ve türban tartışmaları üzerine sorular içerirken, bir anlamda da 2003 yılı ile günümüzün bir karşılaştırması adeta. Üç buçuk yılda türban konusunda halkın tavrı ne kadar değişti, ılımlı İslam Cumhuriyeti olma yolunda bir eğilimimiz var mı, sorularına cevaplar veren anketin bir kısmına yer vermek istiyorum.
Bu sonuçlara baktığımızda 2003 yılından bu güne gelindiğinde başını kapatanların sayısının arttığını görüyoruz. Halkın birçoğu üniversitede türban yasağının kalkmasını isterken, cumhurbaşkanının eşinin başının örtülü olması da yine çoğunluk için olumsuz olarak değerlendirilmemekte.
Aslında tüm bunlar, bu tarz anketlerde alışmış olduğumuz ve hemen hemen beklediğimiz sonuçlar. Ancak birçok insanı olduğu gibi beni de şaşırtan hatta üzen, iki adet soru karşısında verilmiş olan cevaplar. Birincisi “yeni anayasaya referandumda ne diyeceksiniz?” sorusu. Halkın %45’i evet diyeceğini belirtmiş, ancak ilginç olan daha taslak ortada yok. Yani bu tavırdan “anayasa taslağını görmeme gerek yok, içinde ne yazarsa yazsın, gözüm kapalı evet derim” sonucu çıkıyor.
Bir diğer soru ise“Türkiye’yi kim yönetiyor?”, ankete katılanların %36’sı cumhurbaşkanı cevabını vermiş. Ülkesinin cumhurbaşkanı tarafından yönetildiğini zanneden bu insanlar için üzülmek mi gerekir, yoksa sinirlenmeli miyiz onlara? Ya da artık insanlara yüklenmeyi bırakıp da var gücümüzle eğitime mi önem vermeliyiz? En doğrusu tabii ki şu cehaleti sırtımızdan atmak. Sadece diploma sahibi olarak değil, okuyarak, araştırarak, sorgulayarak atılır cehalet.
Bu durumda suçlu sadece halk mıdır, yoksa halkın cahil kalması, gözünün açılmaması için elinden geleni yapan başka insanlar mıdır, tartışılır.
Sanırım artık, şu durumda söylenecek çok fazla söz yok. Nasıl bir düşmanımız var karşımızda biliyoruz, ona göre de silahımızı, topumuzu, tüfeğimizi; yani cephanemizi şimdiden hazır etsek iyi olacak. Çünkü bu düşman gelmiş geçmiş en büyük düşmanımız; yıllardır bir türlü yenemediğimiz, tarihin her safhasında karşımıza çıkan baş belamız, CEHALET!
Etiketler : 32. gün, anayasa, anayasa değişikliği, anket, halk, iktidar, islam cumhuriyeti, kan, mehmet ali birand, oy, rıdvan akar, seçim, türban, türkiye


























