TEKEL İşçileri Özelleştirme Kurbanı Olmamak İçin Direniyor!!!

Adana TEKEL çalışanları uzun zamandır seslerini duyurmak için sokaklardalar. Ama kime seslerini duyurabildiler? Ya da bu sesleri gerçek anlamda kim ciddiye aldı?
Hatırlayacağınız üzere fabrikalarının kapanmaması için kadın, çoluk- çocuk sokaklara dökülen TEKEL işçileri, başbakandan gelen açıklama ile rahat bir nefes almıştı . Fabrikalarının kapanmayacağını söyleyen başbakan’ın umut dolu konuşmasıyla sevinen işçiler, işlerinin başına döndüğünde ilginç, bir o kadar da can sıkıcı sürprizle karşılaştılar.
Özelleştirilmeyeceği söylenen fabrikanın duvarlarında boy boy afişleri gören işçiler, şaşırıp kaldılar. Afişlerde herkesçe bilinen “işçileri köleleştirme kanunu” da diyebileceğimiz 4 c ile ilgili afişler, işçilerin kandırıldığının çok net göstergesiydi. Fabrikanın yöneticilerine “isteyen işçilerin 4 c kapsamında başka kamu kuruluşlarında işe girebilecekleri”, “dileyenlere form dağıtılarak duyurulması” söylenmişti.
Kapatılmayacak olan bir fabrikanın işçilerine 4 c kapsamına girmeleri için form dağıtmak, 4 c’nin köleliğine gönüllü olarak geçmek isteyenlerin taleplerini onaylamak büyük bir kandırmacayla burun buruna gelindiğini gösteriyordu sadece. Üstelik yumuşak paket imalatı yapan fabrikanın, bundan böyle sert paket üreteceğini öğrenen işçiler durup bir kez daha düşünmeye başladılar: “Neden sert paket?”. Bütün makineler ve sistemin yumuşak pakete göre ayarlandığı fabrikada hummalı bir çalışma başladı. Makineler sert paket imal edecek şekilde bakımdan geçirildi.
Makinelerin sert paket imalatına uygun hale getirilmesinin, yumuşak paketten sert paket imalatına geçilmesinin bir sakıncası yok gibi görülse de, bu konuda olumsuz bir yan görmeyenlere hemen bir açıklama yapmak isterim: Yıllarca yumuşak paket imalatı yapmış olan fabrika işçileri ve uyarlanan makineler, sert paket üretiminde doğal olarak yetersiz kalmışlardır. Makinelerin elden geçirilerek sert pakete uyumlu hale getirilmeye çalışılması performansı düşürmüş ve fabrikanın üretiminin ciddi oranda azalmasına neden olmuştur. İşte en çarpıcı ve dikkat çekici nokta da aslında burada.
Özelleştirmeye kurban giden bütün kamu işletmelerinde en büyük koz, üretimin düşük olması; kâr oranının azalması ve işletmenin getirisinin az olması yalanı değil midir? Bu yalanı dile getirdikten sonra yapılacak en iyi şey de kurum ya da kurumların birilerine peşkeş çekilmesidir. Anlaşılan o ki Adana’daki TEKEL Fabrikası için de aynı yöntem uygulanacak. Ve fabrikanın özelleştirilmesi haklı bir sebebe büyük bir yalanla bağlanacak.
Günlerdir sokaklarda direnişlerine devam eden işçilerin sesini duyarmış gibi yapıp, sonra onları kandıran başbakan ve bakanlar, daha önce TÜPRAŞ, SEK ve TELEKOM gibi aslında kâr oranı oldukça fazla olan kurumların da bu yolla satıldığını, bunun da halkı kandırmak için çok iyi bir yöntem olduğunu oldukça iyi biliyorlar.
Adana’daki TEKEL Sigara Fabrikası satılacak, bundan hiç kuşkum yok; zeminin çok iyi hazırlandığını -hatta şimdiden kime satılacağını bile belirlediklerini tahmin edebiliyorum- yalanların da şimdiden çok iyi ezberlendiğini biliyorum. Bugün kefen giyerek kendi cenaze törenlerini kılan işçileri televizyonda seyrederken acaba çok eğlenmişler midir? Bunun bir tiyatro gösterisi olduğunu düşünerek hükümetle aynı kafada olan insanlar, bir yandan çekirdek çitleyerek bu özel gösterinin keyfini çıkartmışlar mıdır? Doğrusu merak ediyorum…
Bir bilgilendirme olsun diye özelleştirmeye maruz kalan kurumlardan bazıları ile ilgili kısa bir araştırma yaptım. Çoğu insan tarafından aslında bilenen özelleştirme sonuçları bunlar. Ama yine de bazılarını paylaşmak istiyorum:
EBK ( ET ve Balık KURUMU): Özelleştirme öncesinde yıllık 33.560 ton üretim yapan EBK, özelleştirmeden sonra 1.330 ton üretim yapmaya başlamış; işçi sayısı 867′den 176′ya düşmüş ve 10 et kombinasından 4′ü tamamen çökertilerek adam akıllı çalışan sadece 3 kombina bırakılmıştır.
SEK ( SÜT ENDÜSTRİSİ KURUMU): Özelleştirme öncesinde 62.776 ton üretim yapan SEK, özelleştirmeden sonra 25.650 ton üretim yapmaya başlamış; işçi sayısı 442′den 144′e düşmüş ve 31 adet işletmeden 16’sı kapatılmıştır.
SÜMERBANK: Bilindiği gibi 1996 yılında özelleştirilen Sümerbank’ın o zamandan bu yana işçi sayısında %37, iplik üretiminde %22, dokuma üretiminde ise %77 azalma kaydedilmiştir.
Örnekleri çoğaltmak mümkün, TELEKOM‘dan, TÜPRAŞ‘tan, TEK‘ten, ORÜS‘ten ve daha nicelerinden bahsetmiyorum bile.
Belirtmek isterim ki, özelleştirmenin bir çeşit “devletten alıp halka verme” olduğunu savunanlar,” borç yükünü hafifleteceği”ni iddia edenler, “devletin sırtındaki kamburdan kurtulmanın bir yolu” olduğunu düşünenler, “yolsuzluğu önleyeceği”ne inanıp ya da inandırıp, “verimliliği artırıp yeni iş alanları açacağı” palavralarını söyleyenlere inanmayan ben ve benim gibi düşünenler; TEKEL işçilerinin eylemlerine sonuna kadar destek veriyoruz.
Son Söz: 4c, işçileri köleleştiren, tüm haklarını elinden alan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu‘nun 4. maddesinin (c) fıkrasıdır. Bu maddeye göre özelleştirme sonucunda kapanan kurumlarda çalışan ve iş yerleri kapandığı için açıkta kalan işçiler başka kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak işe girebilirler.
Kulağa hoş gelse de, işçinin hakkını koruyan bir madde olarak görünse de; aslında işçileri tamamen köleleştiren, tüm haklarını ellerinden alan bir maddedir. İşte sebepleri:
- 4c’den faydalanarak kurum değiştiren işçilere tahsil dereceleri dikkate alınarak belirlenecek brüt aylık ücretler ödenir. Bu ücret dışında herhangi bir ad altında ücret ödenmez ve sözleşmelerine bu yönde hüküm konulamaz. Ayrıca bu ücretler kanunda üst sınır olarak belirlenmiştir, asıl ücret gidecekleri kurumlarca ayrıca belirlenir.
- Çalışma saatlerinde devlet memurları için tespit edilen çalışma saat ve süreleri dikkate alınır; ancak geçici personel kendisine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yapacağı çalışmalar karşılığında kendilerine herhangi bir ek ücret ödenmez.
- Geçici personel, istihdam edildiği sürece dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapamaz.
- Çalıştıkları her ay için azami 1 gün ücretli izin verilebilir.
- Geçici personelin hizmet sözleşmesinin feshinde, ihbar, kıdem veya sair adlar altında herhangi bir tazminat ödenmez.
- Geçici personelin tip sözleşme örneklerinin Maliye Bakanlığı’na vize ettirilmesi zorunludur.
- Vize işlemi yapılmadan sözleşme yapılamaz ve herhangi bir ödemede bulunulamaz.
Popularity: 1% [?]
Etiketler : 4c, 657, adana, özelleştirme, başbakan, bakan, et ve balık kurumu, fabrika, işçi, kamu, kurum, memur ve işçi kanunu, sek, sigara, tüpraş, tek, tekel


































ibrahim avşar
" 9 Haziran 2010, Çarşamba "
şöförlük ve güvenlik görevlisi silahlı sertifikam var yaşım 23 ilgililere duyrulur