Tartışma! Hakaret Et

Haberleri çoğu zaman televizyondan değil de internetten takip ediyorum; çünkü TV kanallarının haberlerini izlediğimde çoğu zaman sinirleniyorum; araya magazin sıkıştırmak adet haline geldi. Akşam oturup da ciddi bir haber izleyeyim, deseniz sözüm ona sanatçı olan insanların kimle, nerede yakalandıklarını da izlemek zorunda kalıyorsunuz ya da “hayvanlar alemine kısa bir yolculuk” adı altında hayvanat bahçelerinde yeni doğan bir panda yavrusu veya bir köpekle bir kedinin dostluğunu anlatan gereksiz görüntülerle karşılaşıyorsunuz.
Birkaç haber sitesi var internette takip ettiğim, haberleri okuduktan sonra gözüm zaman zaman alt tarafta haberle ilgili yapılmış yorumlara kayıyor ve açıkçası çoğu zaman gülümsetiyor beni bu yorumlar. Haber ne olursa olsun alttaki yorumlarda insanlar bu haberle ilgili espiri yapabilecek bir neden illa ki bulabiliyorlar. Yapılmış espiriye cevap bir başka yorumcudan anında geliyor, sonra da kendini bu karşılıklı yorumlara kaptıran insanlar satırlarca yazıyorlar. Ama en çok da bu yorumlarda benim dikkatimi çeken yorumcuların birbirine sataşmaları. Birinin haber hakkında yaptığı yoruma, bir başka insan tarafından hemen karşı bir cevap geliyor, bir süre sonra bir bakıyorsunuz birbirini tanımayan bu iki insan ya da iki karşıt görüşte olan insanlar adeta can düşman oluyorlar ve bir kavga alıyor başını gidiyor. Bizim insanımız birbirine hakaret etmeyi, aşağılamayı çok sever oldu. Eskiden tartışmalar karşı tarafı ikna etme şeklinde gerçekleşirken şimdi sadece hakaretle ikna etme yoluna gidiliyor. Hal böyle olunca da kimse haklılığını ya da fikirlerini kanıtlayamıyor, sadece en fazla hakareti kim edebilir yarışmasında birinci olmaya çalışıyorlar. Bu kişiler bir araya gelseler sanırsınız birbirlerinin boğazını sıkacaklar, sonra da rahatlamış bir şekilde evlerinin yolunu tutacaklar.
Sadece internette karşılaştığımız bir şey değil bu elbet, televizyonlardaki tartışma programlarından tutun da, hayatın herhangi bir yerinde haklılığımızı göstermek için hakaret ya da kaba kuvvet kullanmak gereği hissediyoruz. Hiçbir şey yapamazsak iftira atıyoruz, karşı tarafı çileden çıkarıyoruz. Bizi temsil etmek, haklarımızı korumak için oraya oturttuğumuz ve sonra da kendilerini herkesten üstün gören milletvekilleri de kürsüye her çıktıklarında ne yapacaklarını bilemiyorlar, eğer o gün sataşacakları biri yoksa iki lafı bir araya getirmek onlar için çok zor bir hale geliyor. Ama en iyi yaptıkları şey hakaret etmek, hatta yumruklaşmak olunca “Bu mu beni temsil ediyor?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Bir de üstüne üstlük sanki iki dakika önce neredeyse can düşman olan iki vekilin çıkıp da kameralar karşısında birbirlerini öpmeleri, bizim birbirimizle hiçbir derdimiz yok deyip sarılmaları bana çok yapmacık geliyor ve aklıma da ister istemez “Prim yapmak için magazin programları aracılığıyla kavga edip, ağza alınmayacak laflarla birbirlerine sayıp söven” ünlü simalar geliyor.
Ne zaman birileri gerçek anlamda rol yapmadan fikirlerini ortaya koyacak ve halkı düştüğü bu çıkmazdan kurtarma yoluna gidecek, merak ediyorum doğrusu. Halkın iyiliği için çalışması gereken bu insanların yapabildiği en iyi şeyin bugüne kadar elektiriğe, suya, doğalgaza ve daha bilumum şeye zam yapması; insanların içinde bulunduğu durumu görmezden gelip her şeyi mükemmel göstermeye çalışıp bizi enayi yerine koyması olduğunu görebilecek kadar henüz aklımız başımızda. Eğer ben de erken yaşta bilincimi yitirirsem o zaman bu pembe tablo çizenlere hak verebilir ve hamdolsun kriz mriz yok; teğet meğet geçti diye saçmalarım.
Popularity: 7% [?]
Etiketler : aslanoğlu, CHP, dtp, haber, hakaret, halk, kriz, magazin, milletvekili, sırrı sakık
































