Bir gün dünya yok olacaksa eğer, sorumlusu ne hep hayalini kurduğumuz uzaylı istilaları olacak, ne de kader kısmet meseleleri… Hep birlikte el ele verip biz insanlar kendi sonumuzu hazırlıyoruz. Hem de çok çirkin bir bitiş olacak bu…
Beni sakın karamsar ya da bugün tersinden kalkmış olarak düşünmeyin; ancak gözlerimizi açıp etrafımıza dikkatlice baktığımızda göreceğimiz karanlık gerçekler [...]
80 ihtilalinde çocuktum, ama izlerini bugün bile taşıyacak kadar etkilendim; milletçe etkilendik. Yollardan elma-armut gibi insanların toplandığı, sorgusuz sualsizce herkesin suçlu sayıldığı, insanların korku içerisinde içine kapanmasına neden olan bir dönemdi. Çok net hatırlamasam da gözümün önüne bazı kareler geliyor. Camdan baktığım zaman bomboş sokaklar, her nedense -psikolojik de olabilir- karanlık, kasvetli bir gökyüzü. TRT’de [...]
Gitmek kolay değil. Her şeyi bırakıp, sırtımızda bir çantayla gidebilmemiz mümkün değil.
Hep gitmekten bahsederiz, İstanbul’dan Ankara’dan uzaklara, bir orman kenarına, sahil kasabasına, sıkıldıkça başka bir yere, oradan da daha başka yerlere…Hayal etmesi belki güzel, ama bu hayallerin içerisinde sevdiklerimiz var mı? Ailemiz, dostlarımız, komşularımız, bakkalımız, manavımız, selam verdiklerimiz, her gün otobüste karşılaştıklarımız…
Bizi öğütmek için sürekli [...]
Yüzüklerin Efendisi’ni yıllar önce okurken – ki daha filmi çekilmemişti; ancak bir sürü insanın elinde dolaşıyordu kitap o zamanlar- yaklaşık aynı şeyleri hissetmiştim. Hobbitler, Tolkien’in hayal dünyasında yarattığı bir ırktı ve insanların bu ırkı bu kadar çok sevmesinin en önemli sebeplerinden biri, bu ırkın içlerinde kötü niyet barındırmamaları, bir yöneticiye ihtiyaç duymayacak kadar birbirlerini sevmeleri, [...]
Ölü adlı şiirinde “Hangi mahallede imam yok, ben orada öleceğim” demişti. İmamı olmayan bir mahallede mi yaşıyordu, bilmiyorum; daha doğrusu sanmıyorum; ama bugün büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı kaybettik. Türk Edebiyatı için, hatta Türk Tarihi için acı bir kayıp bu. Uzun yaşamında neredeyse yakın tarihimizin olaylarının tamamına tanıklık etmiş koca bir çınardı.
Hiçbir akımda yer almayarak [...]
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları
6 EKİM 1923, İngiliz askerleri işgal ettikleri İstanbul’dan çekildiler. Savaşmadan, kan dökülmeden düşmanlardan temizlenen tek yurt toprağı olarak Kurtuluş Savaşı tarihine geçti bugün. Üstelik askerler İstanbul’dan ayrılırken Türk bayrağını selamlamayı da ihmal etmediler. Gazi Mustafa Kemal, “Geldikleri gibi giderler!” demişti, aynen de öyle oldu.
Mehmet Akif Ersoy’un para ödüllü olduğu için ilk başta katılmak istemediği; ancak ısrar ve zorlamalar karşısında katılıp birinci olduğu ve böylece İstiklal Marşımızın belirlendiği yarışmaya katılan diğer şiirler hangileriydi, diye merak edenler için…
İşte diğer İstiklal Marşı adayları:
[...]