Samimiyetine, dostluğuna ve her şeyden önce insanlığına güvendiğiniz, çağdaş, yüzü aydınlık geleceğe dönük kaç insan tanıdınız? Kaçının sahte bir yaşam sürdüğünü, içten görünen gülümsemelerinin altında yatan çıkarcı ve yalan bakışlarını yakaladınız?
Sizi sevdiğini söyleyen, sözleri ve davranışlarıyla yere göğe sığdıramayan insanlar, kendi çıkarları söz konusu olduğunda nasıl canavarlaşıyorlarmış meğer… Bu söylediğim yeni keşfettiğim bir insan davranışı [...]
Pazartesi günleri işe uykusuz gitmek geleneğim oldu. Pazar günü geç vakitte kalkınca, gece de doğal olarak uyku tutmuyor, ertesi gün birkaç saatlik uykuyla, yatak özlemi çekerek günü güç bela tamamlıyorum. Bu sabah da her zamanki gibi homurdana homurdana yataktan kalkıp, Pazartesi gününe, çalışma hayatına lanet edip; İstanbul trafiğine söve söve okula gittim. Okuldaki sandalyeleri konforlu [...]
Çocuk değilim artık, hatta genç sınıfına bile girmiyorum. Her türlü çılgınlığı yaptığım yıllar geride kaldı. Birçok şeye “banane” deyip de omuz silkemiyorum, boşveremiyorum çoğu şeyi. İnsan belli bir yaştan sonra daha farklı bakıyor her şeye. Sizi yoracak, kafanızı meşgul edecek çoğu şeyden soyutluyorsunuz kendinizi. Her şey için az, ama öz olsun istiyorsunuz. Yeter ki başınızı [...]
Farkında değiliz; boğazımıza geçirilecek giyotini her gün kendi ellerimizle bileyliyoruz, her gün azar azar zehir zerkediyoruz vücudumuza. Sanmayın ki sigaranın zararlarından, sağlıksız beslenmenin olumsuz etkilerinden ya da vücudumuzdaki kiloların zararlarından bahsedeceğim. Hayır, bunların hiçbiri değil bizi yavaş yavaş öldüren, işkence ile sona yaklaştıran.
En büyük işkence yalnızlık, en büyük zehirse sevgisizlik. Hayatımızın asıl amacının karın doyurmak [...]
Gitmek kolay değil. Her şeyi bırakıp, sırtımızda bir çantayla gidebilmemiz mümkün değil.
Hep gitmekten bahsederiz, İstanbul’dan Ankara’dan uzaklara, bir orman kenarına, sahil kasabasına, sıkıldıkça başka bir yere, oradan da daha başka yerlere…Hayal etmesi belki güzel, ama bu hayallerin içerisinde sevdiklerimiz var mı? Ailemiz, dostlarımız, komşularımız, bakkalımız, manavımız, selam verdiklerimiz, her gün otobüste karşılaştıklarımız…
Bizi öğütmek için sürekli [...]
Hayatın o büyük dişli çarkına kaptırınca kendimizi, ne dostlarımız geliyor aklımıza ne de bir zamanlar hayalini kurduğumuz, gerçekleştirmek için can attığımız ideallerimiz… Öğrencilik yıllarında bitmeyen enerjimizle verdiğimiz vaatleri, yaptığımız planları, en acısı da can dostlarımızı unutuveriyoruz. İlk yıllarda sudan çıkmış balık misali düzene ayak uydurma derdine düştüğümüz için, daha sonra da o acımasız çarkın dişleri [...]