Zaman en büyük katil, hem de dostlukların katili. Her gün yarına ertelediğimiz telefon görüşmeleri, ertelenen buluşmalar, “günler çuvala mı girdi?” düşüncesi… Dostlarımızı her gün biraz daha öteliyoruz. Ama biraz daha yalnız, biraz daha duygusuz oluyoruz. Daha az kahkaha atıyor, daha sık ağlıyoruz. Yüreğimizin betonlaşmasının sebebinin onlardan ayrı kaldığımız günler olduğunu düşünmüyoruz.
Bugün yorgundum, peki yarın daha [...]
Pazartesi günleri işe uykusuz gitmek geleneğim oldu. Pazar günü geç vakitte kalkınca, gece de doğal olarak uyku tutmuyor, ertesi gün birkaç saatlik uykuyla, yatak özlemi çekerek günü güç bela tamamlıyorum. Bu sabah da her zamanki gibi homurdana homurdana yataktan kalkıp, Pazartesi gününe, çalışma hayatına lanet edip; İstanbul trafiğine söve söve okula gittim. Okuldaki sandalyeleri konforlu [...]
Çocuk değilim artık, hatta genç sınıfına bile girmiyorum. Her türlü çılgınlığı yaptığım yıllar geride kaldı. Birçok şeye “banane” deyip de omuz silkemiyorum, boşveremiyorum çoğu şeyi. İnsan belli bir yaştan sonra daha farklı bakıyor her şeye. Sizi yoracak, kafanızı meşgul edecek çoğu şeyden soyutluyorsunuz kendinizi. Her şey için az, ama öz olsun istiyorsunuz. Yeter ki başınızı [...]
Gitmek kolay değil. Her şeyi bırakıp, sırtımızda bir çantayla gidebilmemiz mümkün değil.
Hep gitmekten bahsederiz, İstanbul’dan Ankara’dan uzaklara, bir orman kenarına, sahil kasabasına, sıkıldıkça başka bir yere, oradan da daha başka yerlere…Hayal etmesi belki güzel, ama bu hayallerin içerisinde sevdiklerimiz var mı? Ailemiz, dostlarımız, komşularımız, bakkalımız, manavımız, selam verdiklerimiz, her gün otobüste karşılaştıklarımız…
Bizi öğütmek için sürekli [...]
Hayatın o büyük dişli çarkına kaptırınca kendimizi, ne dostlarımız geliyor aklımıza ne de bir zamanlar hayalini kurduğumuz, gerçekleştirmek için can attığımız ideallerimiz… Öğrencilik yıllarında bitmeyen enerjimizle verdiğimiz vaatleri, yaptığımız planları, en acısı da can dostlarımızı unutuveriyoruz. İlk yıllarda sudan çıkmış balık misali düzene ayak uydurma derdine düştüğümüz için, daha sonra da o acımasız çarkın dişleri [...]