Seçim Politikası: İşçiye Zam, Çiftçiye Destek!!!

Şu 22 Temmuz seçimlerini sağ salim bir atlatsak da rahat etsek. Ya da atlatıp da eyvahlar olsun mu deriz, o da ayrı tabii ki.
Seçim uğruna partilerin yapmayacağı şey yok doğrusu. Yıllardır iktidarda olan parti, seçime birkaç gün kala dillere destan olacak bir zamla işçiyi kandırmaya, göz boyamaya çalışıyor. Bir de vaatte bulunuyor, eğer bu seçimlerde tekrar iktidar olursak, memura da iyi bir zam yapacağız. Yılda %10’dan fazla zam yapmayan bu insanlar, seçimden sonra memuru unutur; Milli Eğitim Bakanı kendi öğretmenlerine yine hakaret dolu laflar ederek, “isterlerse yerin dibine girsinler zam yok!” der yine.
İlk defa yapılan bir şey değil elbette bu; her seçim arifesinde, imar izni vermeler mi dersiniz, zamlar mı dersiniz, daha neler neler… Alışkın olmasına alışkınız da bu manzaralara, gelgelelim halkımız çabuk kanıyor böyle şeylere. Şimdi çok eminim ki, özellikle gelir düzeyi düşük semtlerde, partilerin kadın kollarının gönüllü çalışanları kapı kapı dolaşıp, ev hanımlarına “bir şey lazım mı?” diye sormaya, yiyecek, içecek yardımı yapmaya başlamıştır.
Aslında bu konuda AKP’ye gıptayla bakmamak mümkün değil; gerçekten bu kadar örgütlü halde çalışmaları takdire şayan. Diğer partiler, bunların çalıştığının yarısı kadar seçim öncesinde çalışsa şimdi bu hallerde olmazlardı.
Daha geçenlerde çiftçisine, işçisine yüz çeviren, “ananı da al git!” diyen bu zihniyet, seçim yaklaşıyor diye çiftçinin zararını karşılayacağını, kredileri içinse bir yıl ek süre tanıyacağını açıkladı.
Devlet dediğin halkına sadece seçim zamanı hizmet vermez; çiftçisini, işçisini her zaman kayırır; yüzünü her zaman güldürmeye çalışır.
Popularity: 9% [?]
Etiketler : 22 Temmuz, AKP, çiftçi, işçi, kan, milli eğitim, tıp, zam
































oceansscream
" 30 Haziran 2007, Cumartesi "
Bir bilsek kim eğri, doğrudan geçtik o zaten yokta, en azından eğriyi bilelimde, göz göre göre verelim ne vereceksek.
Eğriyi bile bulmakta zorlanıyor şu kendine yetmeyen aklım, hani bir bileni olsa gidipte sormak isterdim.
Üstad! Kime inanacağız yahu biz?
Bilgiç bilgiç anlatışını,hayran hayran izlemekte isterdim.
Ama bir bilenide yok bence,çok bilinmeyenli bir denklem oldu bu siyaset işi sanırım Ülkemiz de…
Amaç aynı, ideoloji farklı diye değerlendiriyorum artık.
İnsan egosuna yenik düşmüşse,bir kere girmişse şeytan kanına,kanını değişitmekle çıkartamazsın,ruhundan satın alıyor çünkü…
Hayrola doğan güneş…