Şarkılarım ve Barışa Özlem

Barışa özlem duyduÄŸumuz ÅŸu günlerde, dün gece Barış Manço‘nun anısına yapılan “Barış’a Özlem” programı beni çok baÅŸka yerlere, yine geçmiÅŸime götürdü. Evet belki bir ironi vardı programın adında, belki deÄŸil kesinlikle. Ciddi anlamda barışa özlem duyuyoruz, sadece biz deÄŸil; tüm dünya. Çocukların ölmemesini, bir baÅŸka devletin ya da devletlerin kiÅŸisel çıkarları uÄŸruna bombaların patlamamasını istiyoruz. ÇeÅŸitli bahaneler ileri sürülerek ÅŸehirler iÅŸgal edilmesin, sokaklarda insanlar, rengi, dili dini ve ırkı ne olursa olsun, rahat dolaÅŸsın istiyoruz. Hem barışı özlüyoruz hem de Barış’ı…
Barış Manço‘nun ÅŸimdi birkaç ÅŸarkısı beynimin içinde çalıyor; 
“Deli gönül sevdasını ben bilirim, ben bilirim
Yardan ayrı kalmasını ben bilirim, ben bilirim…”
Sonra bir başka şarkı geliyor aklıma, ne güzeldi deyip mırıldanıyorum şu an;
“Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum
Duyuyorsun deÄŸil mi…”
Annemin sürekli olarak anlattığı, benim hatırlayamadığım abimin kapı arkasında bağıra bağıra ve utandığı için de bir yandan yüzünü kapayarak söylediÄŸi ÅŸarkısı var, herkesin en iyi bildiÄŸi “DaÄŸlar daÄŸlaaaaarrrrr”. Hatırlamasam da ben abimin o günlerini, belki de daha doÄŸmamışımdır, ne zaman bu ÅŸarkıyı dinlesem abim gelir gözümün önüne. Aslında Barış Manço‘yu bu kadar özel kılan, ismi gibi barış elçisi olmasından biraz da. Dünyanın ta öbür ucunda, UzakdoÄŸu’da Türk bayrakları ellerinde ÅŸarkı söyleyen Japonları benim gibi herkes hatırlıyordur herhalde.
Bir o kadar içimizden, bir o kadar bizden biri olan baÅŸka isim Cem Karaca, ölümüyle sansasyonlar yaratmayı fırsat bilen eÅŸi sayesinde uzun zaman anıldı, mezarı açıldı, daha doÄŸrusu orada da rahat bırakılmadı. Hayattayken de sürgündeydi, ölümünde de hırslarına yenik düşenler onu sürgün etmeye devam ettiler. Cem Karaca‘nın beni en çok etkileyen ÅŸarkılarından biri “Hep Kahır” adlı ÅŸarkısıdır: 
“Dur!
Bırak, kaynasın kahvenin suyu
Bana İstanbul’u anlat nasıldır
Bana BoÄŸaz’ı anlat nasıldır?..
Haziran titreyişlerle, kaçak yağmurlardı
Yıkanmış kurunur muydu yine o “yedi tepe”
Ana şefkati gibi sıcak güneşte?..
İnsanlar gülüyordu de trende,vapurda,otobüste
Yalan da olsa hoşuma gidiyor,söyle!
Hep kahır,hep kahır,hep kahır,hep kahır
Bıktım be!..”
İşe giderken çoğu zaman kulaklığı takıp bu şarkıyı dinlerim, insanların gülmesini isteyen Cem Karaca gibi ben de gülen bir sima, hayattan bıkmamış bir yüz görmek isterim, ama nafile göremem.
Farkındayım yazılarımın çoÄŸunda geçmiÅŸten bahsediyorum, sürekli olarak çocukluÄŸumuzun masumiyetinden dem vuruyorum; ama bu baÅŸka bir ÅŸey… Barış Manço, Cem Karaca ve Erkin Koray… Onları dinleyerek büyüdüm ben, belki birçok insanın bilmediÄŸi ÅŸarkılarını mırıldanarak pencerelere burnumu dayayıp sokağı seyrettim. Ya Erkin Koray‘a ne demeli, bu üç efsane, Türk Rock’ının üç ayağından geriye kalan tek kiÅŸi…
Bir filozof aslında Erkin Koray, belki Hayyam kadar… “Hayat Katarı” adlı ÅŸarkısında “Nereye gider bu katar? Diyorlar ki niceleri gitti de bir daha geri dönmediler.” diyor. Klasik aÅŸk ÅŸarkılarından, ilkokul öğrencisinin yazabileceÄŸi kadar basit sözlerden, yani günümüz popçularından çok farklı olarak yazılmış, düşündüren, dinlettiren ÅŸarkılar bunlar.
“Gün doÄŸarken,
Sabah horozlar niçin acı acı bağrışırlar bilir misin?
Tan yerini gösterip de onlar derler ki sana
Geçen geçti gidiyor da ya sen nerelerdesin?
Hay yam yam, hay yam yam
Hay yam yam yam yam yam yam yam hay yam yam
Bu gecenin son gecen olması da var
Emret de gül rengi şarabı getirsinler
Gafil bir gittin mi daha gelmek yok
Altın değilsin ki seni gömüp çıkarsınlar
Hay yam yam, hay yam yam
Hay yam yam yam yam yam yam yam hay yam yam
Eğer sevgi ile dolmamışsa yüreğin
Tekkelerde manastırda hiç bir yere eremezsin
Gönül verip içtenlikle sevdin mi şu dünyada
Tüm cennetin cehennemin çok çok üzerindesin
Hay yam yam, hay yam yam
Hay yam yam yam yam yam yam yam hay yam yam
Varlık yokluk derdini şu kafandan sil
Bırak densiz işleri de kendini bil
Gerin şöyle bir güzel ohh derin bir nefes al
Kaç nefes alacağın var ya hiç belli değil
Hay yam yam, hay yam yam
Hay yam yam yam yam yam yam yam hay yam yam”
Korkuyorum, Barış Manço gibi, Cem Karaca gibi olmasından, onun da arkasından bir iki TV programı yapılarak, arada sırada anılmasından… Hatta unutulmasından…
Popularity: 11% [?]
Etiketler : şarkı, barış, barış manço, barışa özlem, cem karaca, dağlar dağlar, erkin koray, geçmiş, hay yam yam, hayyam, sürgün, tv
































