One Minute!

Daha önce yaşanmış ironik bir olayın, başka bir olayda dile getirilmesi, bu ironik olayın daha başka mevzularda konunun içine sıkıştırılması çoğumuzun başvurduğu bir yöntemdir. Bu şekilde konuşmak, örneklendirmeler yapmak bizim için eski bir gelenektir. Bu anlamda çok zengin bir atasözü dağarcığımız mevcuttur. Eski şekliyle “darb-ı mesel” diye adlandırdığımız, geçmişten günümüze kadar gelmiş ve hemen hemen herkes tarafından kullanılan bu kalıp sözler, cümlelerimize renk ve değişik anlamlar katar.
Bu aralar Türkçeye, İngilizceden yeni bir “darb-ı mesel” eklendi; “One Minute”. İnsanların bizi dikkatlice dinlemesini istiyorsak, sinirlendiğimizi belirteceksek, uzatmadan “One Minute” diyoruz, karşımızdaki insan işin vehametini anlıyor ve kuzu gibi beklemeye başlıyor. Çünkü her an o ortamı terketmemiz söz konusu olabilir. Yüzümüz pancar gibi kızarıp, ses tonumuzu yükseltip pılımızı pırtımızı toplayıp oradan uzaklaşabiliriz.
TDK, şimdi oturup kara kara düşünüyordur belki, dilimizi yabancı sözcüklerden arındıralım derken başımıza bir de bu çıktı, diye. Nasıl düşünmesin çoluk çocuk herkes “One Minute” demeye başladı. Yakında kimse Türkçesini kullanmaz olur; daha önce de yaşadık bunları Türkçesi dururken yabancısına özeniriz; çok da övünürüz kendimizle bunu yaparken.
Bir de birkaç nesil sonra Tayyip fıkraları anlatılmaya başlanır, tıpkı Nasreddin Hoca gibi… Göle maya çalmaya giden Hoca’nın nesilden nesile aktarılan “göle maya çalmak” darb-ı meseli gibi, “one minute” meseli de anlatılır. Daha şimdiden kahraman olan, yeni doğan bebeklere ismi verilen Başbakanımız da bir halk kahramanı olarak yıllarca anılır. Daha sonra belki başka milletler kendilerine mal ederler bu olayı, her şehirde bir mezarı olur, hangisinin gerçek olduğu dahi bilinemez. Kolay değil halk kahramanı olmak, herkes sahiplenmek ister, tıpkı Yunus Emre gibi her ilde bir türbe… Hatta biz o günleri göremeyeceğiz; ama belki de Tayyip Erdoğan’ın Filistinli olduğunu öğrenir torunlarımız. Bir sürü Tayyip Erdoğan mezarı içinde hangisi gerçek anlaşılmaz.
Yazdıkça dallandı budaklandı bu yazı farkındayım; galiba sinirleniyorum da ondan: “One Minute!”
Popularity: 7% [?]
Etiketler : darb-ı mesel, davos, nasreddin hoca, one minute, TDK, yunus emre
































codeluu
" 20 Şubat 2009, Cuma "
şaka maka bi tarafa da iyi oy topladı bu davos senaryosu ile ona yanarım…