Ölümden Sonra Yaşam Varmış!!!
Ölüm en çok merak ettiğimiz konulardan biridir. Ölümden sonra bizi neler bekliyor? Ölüm bir yok oluş mudur, yoksa yeniden var oluş mu? Üç doktor Dr. E. Kubler-Ross,
Dr. R. Moody ve Dr. Karlis Osis –tabii konularında uzman ve oldukça da başarılı doktorlar, burada uzun uzun haklarında bilgi vermek istemiyorum, merak edenler araştırsın-, bu konuda çalışmalar yapmışlar ve oldukça da ilginç sonuçlara varmışlar.
Bu araştırmalar ölüm ötesi deneyim yaşayanların anlattıklarına göre şekillenmiş bu arada. “Ölüm ötesi deneyim” 1970’de ABD’li hekim ve araştırmacı Raymond Moody tarafından ortaya atılmış ve kabul görmüş bir terimdir. Bedensel işlev bakımından tıbben ölü sayılan, belli bir süre sonra tıbbi müdahalelerle yeniden hayata döndürülen ya da bir şekilde kendiliğinden bu durumdan kurtulan kişiler ölüm ötesi deneyimi yaşayan kişiler olarak kabul ediliyor. Bilindiği üzere bu kişiler, yeri geliyor yıllarca bu durumda kalabiliyorlar –örneklerine rastlamıştık daha önce; beyin ölümü gerçekleşti denmesine rağmen yıllar sonra uyanan ve kaldığı yerden hayata dönen insanlar vardı-.
Yukarıda bahsettiğim üç doktorun yaptıkları araştırmalara göre ölüm ötesi deneyim yaşayan hastaların anlattıklarında tamamen olmasa bile ortak ve benzer çok fazla nokta var. Bu ortak noktaları belirleyen doktorlar ölümden sonra yaşananları maddeler halinde sıralamışlar:
1-Bedenin terk edildiği birinci aşamada hissedilenler:
A-Huzur ve sükûnet duygusu
B-Çekilme veya fırlama tarzında yukarıya doğru yükselme hissi
C-Ölüm döşeği vizyonları olarak algılanan birtakım algılamalar:
*Daha önceden hiç duyulmamış harika bir melodi algılama
*Tertemiz pırıl pırıl renkler algılama
*Çevredeki insanların göremediği bir ışığı algılama
*Daha önceden ölmüş olan bir yakını, sevilen bir kişiyi görme ve öte dünyaya geçerken bu kişinin eşlik etmesini algılama
*Dinsel veya mitolojik imajlar algılama; örneğin, karanlık bir dehlize ya da bir kuyuya doğru çekilme.
2-Bedenin terk edilmesinden sonraki ikinci aşamada hissedilenler:
A-Karanlık bir tünel sonrasında her şeyin yeniden aydınlanması
B-Kendi fiziksel bedenini ve diğer yaşayan insanları dışarıdan görme
C-bazı rüyalarda da rastladığımız bir fenomen olan diğer insanlara sesini duyuramama ve kendini gösterememe
D- Kendini çok hafif ve mutlu hissetme
E- Duvar gibi maddelerin içinden geçebilme
F- Fiziksel bedene geri dönmeyi istememe
G- Fiziksel hayata ilişkin görüntülerin bir süre sonra silikleşip yok olmaya başlaması
H- Tüm yaşamın bir film şeridi gibi gözlerinin önünden hızla geçip gitmesi
3- Bedene geri dönme aşamasında hissedilenler:
A- Işık tarzında algılanan bir varlığın tekrar dünyaya dönmesi için kendisini ikna etmeye çalışması
B- İsteyerek veya istem dışı fiziksel bedene geri dönme izlenimi
C- Fiziksel bedene geri dönerken soğukluk hissetme
Bu sınıflandırma adı geçen doktorların binlerce ölüm ötesi deneyim vakasının incelenmesi sonucunda elde edilmiş; ayrıca çıkan sonuçlara göre bu kişilerin söyledikleri şeylerin gerçekliğine de bakılmış. Örneğin; hasta ölü sanıldığı sırada hangi doktorun hastaya nasıl bir işlem yaptığını, hangi hemşirenin ne zaman ne almak için odasına girdiğini en ince ayrıntısına kadar uyandıktan sonra anlatmış. Asıl ilginci ölü sayılan hastalar beş duyu organının sınırlarını aşan bazı beden dışı algılamalarda da bulanabilmişler; bir başka kentteki yakınıyla bağlantıya geçip konuşma, duvarların ötesinde olan bitenleri görme gibi…
Bu araştırma sonuçlarını bazı parapsikologlar ile spiritüalistler, ölümden sonra yaşamın varlığının kanıtı olarak da saymışlardır.
Bu konu oldukça ilgimi çektiği için yer vermek istedim. Çok fazla yorum yapmadan kendi anladığım ve de herkesin anlayacağı dilden anlatmaya çalıştım. Bu konuyla ilgili farklı bilgilere rastlarsam da sanırım yer vereceğim. Ancak ölümden sonraki yaşamın gerçekliği hakkında kendi fikirlerime de yer vermeyi uygun görmüyorum.
Etiketler : araştırma, ölü, ölüm, ölüm ötesi, ölümden sonra yaşam, kan, Raymond Moody



























ferhat
" 8 Ağustos 2007, Çarşamba "
olduğu aşikardı ama bunu yaymak güzel bencede eline sağlık