Ne Köprüymüş Ama

Haberleri okurken içim daralıyor, nereye saldıracağımı şaşırıyorum. O kadar sinirleniyorum ki ne yapacağımı bilemez hale gelip, oturuyorum klavyenin başına, başlıyorum aklıma gelen her şeyi yazmaya. Bu sinir harbiyle bazen saçmalıyorum, farkındayım; ancak ben ince hesaplar yapamıyorum. Önceden en ince ayrıntısına kadar planlanmış sahte gösteriler bana göre değil, hatta halkımızın çoğuna göre değil. O yüzden insanlarımız Başbakanın yaptığı gösteriyi doğal yollarla gelişen bir tepki sandılar, o yüzden ona çok inanıp alkışladılar, sokaklara döküldüler.
Çok akıllı insanlar olduklarını kabul etmek zorundayım, Başbakanın ve tüm AKP’lilerin. Bu konuda bir şüphem yok, hatta sıkıntım var, endişeleniyorum sırf bu yüzden. Çok iyi yazılmış bir senaryo, kare kare çekilmeye başlandı ve insanlara gösteriliyor bu aralar. Galası Davos’ta oldu, sanırım gişe rekorları kıracak. Arap dünyasında filmin yankıları büyük. Avrupa’da da öyle.
Lübnan’da yayınlanan Dar El Hayat adlı bir gazetede bir yazı çıkmış. Yazıyı yazanın adı Cihad El Hazen… Başbakanın Davos’taki mükemmel senaryosunun galasından sonra aşka gelen binlerce Arap’tan bir tanesi. Demiş ki yazısında, “Erdoğan bir Müslüman olarak bizi gururlandırdı… Osmanlı Devleti yeniden kurulmalı. Erdoğan halife ve padişah ilan edilmeli. Tüm Müslüman dünyasının başına geçmeli…”
Tırnaklarıyla kazıyarak Türkiye Cumhuriyeti’ni bugüne getiren, laik, demokratik bir ülke olması için ölmeyi göze alan, neredeyse çocuk yaşta bu uğurda hayatları son bulan binlerce şehidimizin ve en önemlisi Gazi Mustafa Kemal‘in kemikleri sızlıyordur şu an, eminim… Bir güç gösterisi, iki ağdalı laf, genellikle Arapça ve Farsça kökenli sözcüklerin süslediği, uzatılmış sesli harfler, gırtlaktan gelen ayınlar, gayınlarla yılların emeklerinin hiçe sayılması, Türk halkının ne istediğinin umursanmayıp, sinsice bir planın harekete geçirilmesi için düğmeye basılması zoruma gidiyor. Bu ülkenin halkının ne istediğinin, ne düşündüğünün bir önemi yok mu?
Kendini bilmez böyle bir iki yazar bozuntusunun gaz vermesiyle güç gösterilerine yarın devam edilecek bundan eminim. Bunu isteyen, yazılarında dile getiren sadece Arap dünyasından yazarlar da değil üstelik, eski CIA Türkiye masası şefi Graham Fuller ve ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı kitabın yazarı Samuel Hunthington da bir zamanlar buna benzer fikirler ortaya atmışlardı ve demişlerdi ki: “Türkiye Kemalizm’den ve Atatürkçülükten vazgeçsin, İslam dünyasının başına geçip Batı ile İslam dünyası arasında köprü olsun.” Şu Batı ile İslam dünyası arasındaki köprü olma illeti, birçok ülkenin, başta Amerika ve Avrupa ülkeleri, sürekli olarak beynimize işledikleri zırva yüzünden oluyor bunlar.
Herkes kendi işine baksın derim ben, önce kendi ülkemizin içindeki olumsuzluklara çare bulsun hükumet; işsizliğe, enflasyona, eğitimsizliğe, dolandırıcılığa, töre cinayetlerine, küçücük yaştaki kız çocuklarının zorla evlendirilmesine, köylerdeki sefalete, kayırmacılığa, kadrolaşmaya, torpilciliğe çare bulsun. Sonra gitsin başka ülkelerin arasında köprü olmayı düşünsün…
Popularity: 17% [?]
Etiketler : amerika, Arapça, Atatürk, avrupa, şehit, başbakan, batı, cia, cihad el hazen, dar el hayat, davos, Farsça, gazi mustafa kemal, Graham Fuller, halife, hükümet, islam, laik, lübnan, Medeniyetler çatışması, osmanlı, padişah, Recep Tayyip Erdoğan, Samuel Hunthington, türkiye, yazar
































