ZUZU | pozitifpc editör blogu
pozitifpc editör blogu

Nanoteknoloji ve Türkiye’deki Çalışmalar

zuzu bu yazıyı " 31 Mayıs 2007, Perşembe" tarihinde yazmış. | Popülerlik: 9%

Son zamanlarda NANOTEKNOLOJİ kavramını sıkça duyar olduk. Ülkemizde çok az da olsa bu konuda çalışmalar yapılmaya başlanmış, sevindim.

Nano, herhangi bir ölçünün milyarda biri demektir. Örneğin nanometre, metrenin milyarda biridir. Nanoteknoloji, fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların anlaşılmasını ve kontrolünü sağlayacak, atomlar ve moleküller üzerinde ölçüm yapabilme imkânı verecek ve yine bu boyutlarda fonksiyonel araçların yapılmasında ve kullanılmasında yardımcı olacak son derece gelişmiş bir teknolojidir.

Nanoteknoloji ile;

— Daha az maliyetle daha çok üretime imkan tanınır.

— Enerji tasarrufu sağlanır (enerji kaynaklarını daha düşük kullanacağı için).

— Üretim süreci kısalacağı için zamandan kazanılarak rekabet gücü artırılır.

— Yapılan üretimler sayesinde yaşam standartları ve kalitesi yükseltilerek daha sağlıklı ve güvenli bir yaşam olanağı ve ulusal gelir düzeyinin artması sağlanır.

turkiyenin-bilim-ve-teknolojideki-yeri.jpgBilimde ve teknolojide dünyada oldukça geride olan Türkiye, Nanoteknoloji konusunda da birçok ülkenin gerisinde yer alıyor.

 

Ancak, tıpta, bilimde, sanayide ve daha birçok alanda devrim yapacak Nanoteknoloji konusunda Bilkent Üniversitesi’nde Prof. Dr. Selim Çıracı ve ekibi tarafından bir merkez kurulmuş ve bu merkezde son hızda araştırmalar yapılıyor.turkiyenin-nanoteknolojideki-yeri.jpg

Bu sen derece gelişmiş teknolojinin içerisinde nanokütüphaneler, veri bilgi depolama, nanorobotlar,nanobayrak.jpg nanocerrahi gibi şimdilik bize çok uzak görünen uygulamalar ile ilgili araştırmalar var. Görmüş olduğunuz Türk bayrağı resmi, nanoteknoloji ile yapılmış dünyanın en küçük Türk bayrağı , 700 nanometre boyutunda.

Herkesin daha iyi anlayacağı bir dille birkaç örnek vermek gerekirse; çağımızın en yaygın ve baş belası hastalıklarından biri olan kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi, kanserli hücreleri yok ederken sağlıklı hücrelere de zarar vermektedir; nanobiyoteknoloji sayesinde, nanometre boyutlarındaki keseciklerin içerisine yerleştirilen nükleik asitler kanserli hücreleri yok ederken sağlıklı hücrelere de zarar vermeyecek. Fareler üzerinde yapılan bu deney sonrasında %91 oranında sağlıklı fare elde edilmiş.

Nanoteknoloji ile yapılan bir başka çalışma oldukça ilginç; ışık ve ısı sensörleri dokunarak kumaş haline getiriliyor ve geleceğin akıllı kıyafetleriyapılıyor. Üstelik bu akıllı kıyafetlerin fabrikasyon üretimine bile geçilmiş.

Biraz hayal gücümüzü çalıştırdığımızda Nanoteknoloji ile yapılacak şeylerin sınırı olmadığını görüyoruz. Örneğin, fanila inceliğinde kurşun geçirmez yelekler, gözle görülemeyecek kadar küçük kameralar yapmak mümkün. Ancak işin bir de farklı boyutu var; eğer bu teknoloji oldukça yaygın bir hale gelirse özellikle nanonükleer silahların yapılması ve kullanılması sonucunda neler olacağını düşünmek bile istemiyorum. Teknolojik anlamda gelişmelerin birçoğunu insanlığın zararına kullanma alışkanlığımızdan dolayı milyonlarca insanın zarar görmesi de mümkün.

Bu konudaki gelişmelere ve özellikle ülkemizdeki çalışmalarla ilgili haberlere zaman zaman yer vermeye çalışacağım.

Zülfü Livaneli, Nanoteknoloji ile ilgili bir yazısında “Acaba şimdi bir nano-nasyonalizm ve nano-teoloji mümkün müdür?” diye sormuş. Cevabı sizlere bırakıyorum.

  • E-mail this story to a friend!
  • Facebook
  • Technorati
  • Google
  • Live
  • TwitThis
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • MySpace
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Netvouz
  • Webnews.de
  • Print this article!
  • blinkbits
  • blogmarks
  • Fleck
  • Furl
  • Global Grind
  • Smarking
  • Sphinn
  • Xerpi
  • YahooMyWeb

Etiketler : , , , ,



zorunlu



zorunlu - asla yayımlanmaz


Mesajınız :

Voodoo Büyüleri

Haiti zombileri ile ilgili yazıyı yazdıktan sonra -zaten meraklı olduğum bir konuydu- voodo dini ve ayinleri ile ilgili araştırmalar yaptım. Voodoo dini mensupları “evrensel nefesin efendisi” dedikleri tanrı Djo’ya inanıyorlar. Voo, “içe bakış”; doo ise “bilinmeyen” anlamına geliyor. Voodoo dininde doğan insanlar bir hayvandan farksız olarak dünyaya geliyor; tanrı Djo insanların kaderiyle ilgilenemeyecek kadar meşgul [...]

  • E-mail this story to a friend!
  • Facebook
  • Technorati
  • Google
  • Live
  • TwitThis
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • MySpace
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Netvouz
  • Webnews.de
  • Print this article!
  • blinkbits
  • blogmarks
  • Fleck
  • Furl
  • Global Grind
  • Smarking
  • Sphinn
  • Xerpi
  • YahooMyWeb
Voodoo BüyüleriÖnceki yazı

Ekonomi Düzlüğü: Çöl mü desek?

Bu aralar malum, seçim derdiyle herkes ne yapacağını şaşırdı. “Kim hangi tarafta yer alacak, kimler aday olabilecek?” derken bir koşuşturma ki sormayın. Asıl ilginci yıllarca sol partilerde görev yapmış, en ateşli solcu olarak kendisini göstermiş olan kişilerin, tam zıt kutuba kaymaları. Gerekçeleri bir sürü; zaten günlerdir haberlerde izleyip de sinir olduğumuz yeter. Bu yüzden de [...]

  • E-mail this story to a friend!
  • Facebook
  • Technorati
  • Google
  • Live
  • TwitThis
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • MySpace
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Netvouz
  • Webnews.de
  • Print this article!
  • blinkbits
  • blogmarks
  • Fleck
  • Furl
  • Global Grind
  • Smarking
  • Sphinn
  • Xerpi
  • YahooMyWeb
Ekonomi Düzlüğü: Çöl mü desek?Sonraki yazı

Tavsiye Siteler