Kitabınız Okunmuyor mu? O halde Vaatte Bulunun!!!

Yıllardır insanlar, özellikle gençler, kitap okusun diye gözlerinin içine bakıyoruz. Okumamak için öne sürülen bahaneleri burada yazmaya kalksam bitmez; bu bahanelerin hepsi de aslında çok komiktir. Ancak ben “İnsanlara kitap okutmak için ne yapmalı?” sorusunun cevabını sanırım buldum.
Eğer kitabınızın çok satmasını, insanların elinden düşmesini istemiyorsunuz, onlara vaatlerde bulunacaksınız. Ne gibi vaatler mi? Örneğin, bir haftada en az 10 kilo vereceksiniz, sınırsız servete sahip olacaksınız, sonsuz mutluluğun sırları bende diyeceksiniz. Sevgiliyi elde etmenin yollarından bahsedecek, sizi terk eden birinin geri gelmesi için 10 basit kuralı sadece sizin bildiğinizi iddia edeceksiniz. Kitabınızın satmama gibi bir ihtimali yok, hem de liste başı olmaya adaysınız şimdiden. Hele de televizyonlarda sık sık boy gösteren, birçok insanın sanatçı diye adlandırdığı; ancak sadece magazin programlarının vazgeçilmezi olanlardansanız ne yazdığınızın da pek bir önemi yok, kitabınız yine satılacak; hatta büyük bir hararetle okunacak. Kitabınız yayınlandığı andan itibaren de yılların yazarıymışçasına övgüler alıp, haber programlarında konuk olacaksınız.
Son zamanlarda The Secret adlı kitap da bahsettiğim vaatlerde bulunan ve de çok ses getirip bu aralar insanların elinden düşmeyen kitaplardan bir tanesi. Öyle iddialı laflar var ki kitapta, okuyan herkes hemen tüm isteklerini gerçekleştirecek.

“Olağanüstü bir servete sahip olmak ister misiniz?
Muhteşem bir malikânede yaşamak ister misiniz?
Ömrünüz boyunca hiç sıkıntıya düşmeden bolluk, bereket içinde yaşamak ister misiniz?
Ruh eşinizi bulmak ya da huzurlu, mutlu bir evlilik yaşamak ister misiniz?
Peki, kendinize sorun. Gerçekten ne, ama ne istersiniz?
Amaçlarınıza ulaşmak için bu kitabı kullanmaya başlayabilirsiniz. Yaşamınızdaki herhangi bir şey için bir cevap, bir rehber arıyorsanız, sorunuzu sorun, cevap alacağınıza inanın ve bu kitabı rastgele açın. Açılan sayfada aradığınız cevabı ve tavsiyeyi bulacaksınız.”
İnsan olarak çıkarcıyız, ucunda elde edeceğimiz bir şey yoksa eğer, para, aşk, mevkii, okumamıza da gerek yok. Yıllardır insanların elinden düşmeyen, klasik olmuş kitapları okumanın ne manası var şimdi değil mi?
En iddialı cümleyi sona sakladım kitapla ilgili ve bu konuda yorum da yapmayacağım:
“Sizce dünya nüfusunun sadece %1’lik bir kısmını oluşturan bir kesimin tüm maddi gelirin %96’sına sahip olması bir tesadüf mü?”
Aslına bakarsanız şimdi ben de kitabın reklamını yapanlardan biri oldum istemeyerek; ama şunu belirtmeliyim ki bu yazı, kitap okumayan ve bunu bir marifetmiş gibi kasıla kasıla söyleyen bir toplumda olmamızın bana hissettirdikleri. Yani sadece bir serzeniş…
Popularity: 5% [?]
Etiketler : dilek, kitap, secret, The secret, vaat
































ugur
" 19 Temmuz 2007, Perşembe "
Merhaba. Kafkanın çok güzel bir sözü var: “eğer bir kitap beni etkilemeyip karnıma bir yumruk atmıyorsa o kitabı niçin okuyayım?” Eğer bir kitap okuyucuya bir şey katmıyorsa, kitabı okumadan önceki uğur ile kitabı okuduktan sonraki uğur arasında bir fark yoksa okunan şey çerezlik şeydir
Diğer taraftan yani yazar tarafından olaya bakarsak; sonuçta yazar araştırmalarını, gözlemlerini, kafasında kurduğu dünyayı genelleme yapmak gerekirse okuyuca bir şeyler anlatmak & kazandırmak için yazmıyor mu?