Kendine Gel Profesör!!!

Bu aralar sağlık sorunları nedeniyle pek yazı yazamadım; ancak bu gece geç vakitlere kadar süren bir programda izlediklerim yine sinirlerimi bozdu ve yazmadan duramayacağımı anladım. Malum, son zamanlarda 1 Mayıs’tan dolayı 68 kuşağı ve Deniz Gezmiş’ten çok sık bahsedilir oldu. Haberlerde günlerdir 1 Mayıs’ta yaşananlar, devletin sendikalara karşı anlamsız bir inatlaşma içerisine girmesi, polisin her zamanki gibi fırsat bu fırsat işçiler üzerinde stres atması haberlerde boy boy yer aldı.
Ben günlerdir kendimi tutuyorum, inat ettim bu konuda yazmayacaktım. Zaten her yerde yeteri kadar konuşuldu; ne devletin ne de polisin tavrının haklı olduğu söylenebilir. Eğer iş bu kadar inada bindirilmeseydi, Taksim’de miting yapılmasına izin verilseydi tüm bunların yaşanmama ya da en azından daha az olaylı bir şekilde yaşanma ihtimali vardı. Taksim meydanını işçiye yasaklayan zihniyet, 1 Mayıs’tan daha birkaç gün önce polisler için trafiğe kapatmamış mıydı bu alanı? Sadece bu çifte standart bile bu konuda işçi sendikalarını haklı duruma getirmeye yetiyor da artıyor bile.
Dediğim gibi bu konuda yazmayacaktım; amacım başka bir konuda konuşmaktı; ama yine tutamadım kendimi. Neyse geleyim asıl yazmak istediğim konuya. Yazımın başında da belirttim; son günlerde Deniz Gezmiş ve 68 kuşağı çok konuşulur oldu; bu gece de Hulki Cevizoğlu’nun konuğu Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş’ti. Programın konusu da malum 68 kuşağı ve Deniz Gezmiş idi. Neredeyse sabahın ilk ışıklarına kadar süren programda duygusal anlar yaşandı, bazı tanıklar yıllar sonra yaşadıklarını ilk kez anlattı.
Programda katılımcılar da telefonla ya da maillerle bildiklerini aktarmaya çalıştılar. Gelen maillerden bir tanesi sadece Bora Gezmiş’i değil; hatta bana kalırsa 68 ruhunu taşıyan ve bu düşünceye ait olan insanları da değil, yürek sahibi olan herkesi üzdü.
Profesör titrine sahip bir kişi, üstelik bir üniversitede öğretim görevlisi olan bu insanın elektronik postayla ettiği hakaretler yenilir yutulur cinsten değildi. Hangi görüşe sahip olursa bir insan, yıllar önce ölmüş bir kişinin arkasından, ağabeyinin acı çektiğini bile bile, bu şekilde konuşmamalı diye düşünüyorum. Beyefendi gönderdiği yazıda 68 kuşağının kan içici ve ölü yiyici olduğunu söyleyecek kadar ileri gidip, “Deniz Gezmiş’i biraz daha anlatırsanız evliya olacak!” diyecek kadar haddini aşmıştır.
Daha sonra programa telefonla bağlanarak kendisinin de anti-emperyalist olduğunu söyleyen bu şahsiyet, tüm yazdığı hakaretlere verecek doğru düzgün bir yanıt bulamadığı gibi, yazarken iyi ancak konuşurken iki lafı bir araya getiremediğini ortaya koymuştur. Bir akademisyen olmasına karşın ne kadar dar görüşlü olduğunu da programı izleyen bir sürü insana kanıtlamıştır.
Bu insanla ilgili internette yaptığım ufak çaplı bir araştırmada beyefendinin öyle dediği gibi anti-emperyalist falan olmadığını, isterse ölenlerin arkasından iyi de konuşabileceğini şu sözleriyle anladım:
“Pakistan eski Başbakanı Bînazîr Butto’nun bir suikast sonucu hayatını kaybetmiş olmasının üzüntüsünü, başta Pakistan halkı olmak üzere tüm İslâm âlemiyle paylaşır, merhûmeye Allah’tan rahmet, Pakistan halkına ve İslâm âlemine baş sağlığı dilerim. Bu elîm suikast, Muhammed İkbal’in torunlarına ve Cinnah’ın çocuklarına yakışmadı.”
Programı izleyenler benim kimden bahsettiğimi ve neden bu kadar sinirlendiğimi daha iyi anlayacaklardır. Bu insanın ismini özellikle vermiyorum; reklamını yapmak istemem çünkü…
Popularity: 7% [?]
Etiketler : 1 mayıs, 68 kuşağı, bora gezmiş, deniz gezmiş, hulki cevizoğlu, polis, taksim

































ÇINAR
" 28 Mayıs 2008, Çarşamba "
hiç kusura bakmayın ama bugün ülkede bu işsizlik bu ayırımcılık ve bu gericilik varsa 1968 kuşağı ve o deniz gezmiş denen bölücünün yaptıklarıdır. Bizler bu adamın bıraktığı tohumlardan yeşeren bölücülerle uğraşmaktayız. Şuna emin olun 68 kuşağında yaşamış insanların nesli bu ülkede yavaş yavaş bitiyor yaşları ilerledi hepsi öldüğünde ve 68 dogumlu insanlar kalmadıgında bu ülkede ne dinci ne solcu ne sağcı kalacak. her türlü ayaklanmayı başlatan 68 kuşağıdır ama sadece solcu değil tüm 68 kuşağı suçludur ülkenin bu durumundan ve lütfen ülkemizi rahat bırakın 68 kuşağı gidin emekli maaşınızı yiyin.