İstanbullu Metrobüsü Sevmiş (!!!)

İstanbullu metrobüsü sevmiş(!) Sevmesin de ne yapsın. Metrobüs güzergahında çalışan otobüsleri kaldırırsan mecburen de insanlar biner o metrobüs denen aldatmacaya. E-5′i ortadan bölüp yolu daralttıktan sonra, trafik keşmekeşiyle daha bir çıldıran İstanbullu belediyenin bir anlamda dayatmasıyla metrobüse yönelmek zorunda kaldı.
Benim bildiğim, metrobüs sürücüsünün dahi olmadığı değişik bir düzenek içinde kendi kendine ilerleyen araçlara deniyordu. “Metrobüs yapılacak” dendiğinde trafikten bunalan herkes gibi ben de sevinmiştim. Ancak bunun bir aldatmaca olduğunu görünce tabii ki bütün hevesim de kursağımda kaldı. Bildiğiniz otobüsleri sürücüleriyle birlikte E-5′ten çaldığınız yolun ortasına koyun, adına da Metrobüs diyin. İçinde metro kelimesi geçiyor ya bizim insanımız da her zamanki gibi gaza gelip, kendisini çok farklı bir araçla seyahat ediyor sanıyor. Hatta bu Metrobüs sürücüleri diğer belediye hatlarındaki otobüslerde olduğu gibi bazen sakallı -belediyede çalışanların sakal bırakmasının yasak olduğunu biliyorum-, bazen bangır bangır müzik dinleyerek, bazen de ellerinde sigara ile yolcuların her birinden alacağı akbil(!) parasıyla kâr yapma derdine düşünce duraklarda haddinden fazla beklememize neden oluyorlar.
Reklam panolarında “Avcılar-Zincirlikuyu 38 dakika” diye reklamlarını yapan İETT, acaba hiç bir metrobüs’e binip de saat tutmuş mudur, merak ediyorum. Çünkü ben daha hiç 38 dakikada gidemedim.
Ha, bahsetmeden olmaz tabii ki; bu Metrobüs diyerek kandırdıkları bildiğimiz otobüsler, engellileri düşünerek yapılmış olsa da, o kule gibi üst geçitleri engellilerin nasıl aşacağı düşülmemiş. Ya da göstermelik bir iki üst geçide konan rampalarla düşünüldüğü hissi verilmiş. Bu da sanırım şu demek oluyor, engelliler şu -üst geçitlerin olduğu- semtlere gitsinler; ancak şu semtlere gitmelerine gerek yok. Levent metrosunda da buna benzer bir uygulama var, engelli asansörü olan semtlere gidebilirsiniz; ancak olmayanlara gitmenize gerek yok. Hatta Taksim metrosunun saat 10′da kapanan engelli asansörünün üstüne şunu yazmaları da gerekiyor bence: “Saat 10′dan sonra engelliler metroya binmesin, sağlıklı vatandaşlar gece yarısına kadar binebilir.” Tabii bu arada asansörün çalıştığı zamanlarda insanlar asansöre hucüm etmezse, engelliler bu asansörleri kullanabilirler.
Aldatmaca yapmak bazı insanları tabiri caizse oltaya getirebilir, hele de belediye seçimlerinin arifesinde apar topar yapılan metrobüs hatları çok işe yarayabilir. Ancak birileri de bangır bangır bağırıyor; metrobüse harcanan parayla metro bile yapılabilirdi diye. Bir bildikleri var ki söylüyorlar. Ayrıca seçim öncesi yatırımlarle herkesin gözlerini boyayamazsınız.
Bu arada bir şey daha geldi aklıma; yazmazsam içim rahat etmez. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Vatan Caddesi’nden tankların, helikopterlerin, itfaiye ve ambulansların, motorlu polis ekiplerinin ardından ne geçti dersiniz? İki adet metrobüs; yani bildiğiniz otobüs. Bu fırsatı değerlendirip metrobüsün reklamı yapılmasaydı olmazdı doğrusu!
Popularity: 10% [?]
Etiketler : asansör, İstanbul, üstgeçit, belediye seçimleri, engelli, iett, metro, metrobüs, propaganda, sakallı şoför, sürücü, seçim, seçim yatırımı, yolcu



































Erkan Hirik
" 31 Ekim 2008, Cuma "
İstanbullu değilim. İstanbul Belediye Başkanlığını yürüten parti ile ne duygusal ne de düşünsel bir bağım var. Ancak Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekir diye düşünüyorum. Son yaz 2 ay boyunca İstanbul’daydım. Öğrenci adam olmamızın gerekliliği sonucu toplu taşıma araçları benim tek tercihim oldu. İstanbul’a gelmişken her köşesini gezmek isteyen ben ve arkadaşlarım bu araçları kullandık. Kimi zaman bu otobüs, kimi zaman tramvay, kimi zaman da metrobüs oldu. Açıkçası gitmek istediğimiz her yere sıkıntı çekmeden ulaştık. Özellikle Ankara’nın toplu taşıma sistemi ile karşılaştırdığımda Ankara’nın daha çok çalışması gerektiğine bizzat şahit oldum. Özellikle metrobüse değinmek gerekirse ben yine sizin gibi düşünmüyorum. İstanbul eski bir şehir ve bu gibi sistemleri artan nufusa adapte etmek kolay olmayabilir. Bu açıdan da mecburen yollar daraltılmak zorunda kaldı galiba. Sadece metrobüs için değil tramvay için de birçok yerde yollar daralmış durumda. Ama unutmayın ki eğer hala sistemde bir sorun varsa bu da insanların inatla özel araçlarını tercih etmelerinden kaynaklanmaktadır. Millet olarak pek severiz keza arabamızla gezmeyi. Bu araba sevdası ise ayrı bir konu zaten. Buna da ayrıyeten bir ara blogumda değineceğim zaten. Kısacası İstanbul’da olduğunuz için İstanbul’un değerini bilmediğinizi düşünüyorum…Çünkü yok öyle bir şehir