İÇİ BOŞALTILAN GENÇLİK
Yolda yürürken kapkaç mağduru teyzeyi görmezden gelen, bayılıp düşen yaşlı adamın yanından hızlı adımlarla uzaklaşan, yan daireden gelen şiddet gören kadının çığlık seslerini duymamak için televizyonun sesini açan, otobüse kucağında çocuğuyla binen kadına yer vermemek için uyur numarası yapan, kısacası duyarlığın neredeyse sıfırlandığı, kayıtsız, apolitik gençlik gümbür gümbür geliyor.
Duyarsızlığın sebepleri çok fazla; aslına bakarsanız televizyon programlarından tutun da eğitim sistemine kadar… Hükümetin politikası, ailelerin bu konudaki vurdumduymazlığı herkes tarafından bilinen kabul edilmiş nedenlerden bazılarını oluşturuyor.
80 darbesi ve sonrasında getirdiği yasakların da bu duyarsızlığa çok büyük etki ettiği yadsınamaz bir gerçek… Üniversite öğrencilerinin siyasetten uzak durmaları için kurulmuş YÖK de bunların başında geliyor. Düşünen, fikirlerini söyleyen gençliğin sesini kısmak için kurulmuş olan YÖK, bugün sanki öğrenciler için büyük bir nimetmiş gibi de gösterilmekte, bu da ayrı bir çelişki doğrusu. 1980’deki askeri darbe, düşünen, daha doğru bir tabirle okuryazar olan herkesin, içeri atıldığı, aydınların susturulup terörist damgası yemesine sebep olduğu tarihimizin üzerine çöken kapkara bir bulut…

“Öğrenci dediğin sadece dersleriyle ilgilenmeli, siyaset de neyine gerek” mantığıyla bugün düşünmeyen; hafta sonları dersanelerde ÖSS yarışına hazırlanıp, hafta içi ödevlerini yaptıktan sonra televizyondaki dizilerle gözleri kör, kulakları sağır edilmiş bir gençlik var.
İnternette bilgi alışverişi yaptığı yanılgısıyla kendini kandıran aileler de çocuklarının, dünyadan bağlantılarını keserek kulaklıklarla dinledikleri müzikler hakkında acaba ne kadar bilgi sahibiler?
İşte aklı başında her insanı çileden çıkaracak sözleri olan bir şarkıya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bir televizyon programında tesadüfen dinlemek zorunda kaldığım şarkının sözlerine baktığınız zaman ne demek istediğimi çok iyi anlayacağınızı zannediyorum ve şarkının nakaratına burada yer vererek, yorumları sizlere bırakıyorum. Bu arada müzikalite önemli diyenlerin seslerini de duyar gibiyim, bari o olsaydı diyorum; maalesef o da yok.
“Giyim kuşam yeni trendim
Hepsini yurt dışından beğendim
Kalbim de boş değil artık
Tanıştırayım boyfriendim”
Not1: Ebru Destan’ın söylediği Boyfriend adlı şarkıdan alınmıştır. Merak edenlere…
Not2: Şarkıda geçen boyfriend ve trend sözlerine de özellikle dikkat!
Etiketler : 12 eylül, asker, öss, darbe, gençlik, kenan evren, müzikalite


























buzcevheri
" 9 Aralık 2007, Pazar "
Güzel bir yazı olmuş. Gençliğin içinin nasıl boşaltıldığı ilk paragrafınızdaki bir kelimede saklı.
“Televizyon”
Boşuna aptal kutusu denmiyor ona. Günde 4 saat televizyon izleyen bir milletiz. ABD’yi sollamış durumdayız. Bir Japon yılda ortalama 25 kitap okurken, altı Türk yılda 1 kitap okuyor. Daha ne denir bilmem?