Herkes Başrol Oyuncusu

Hayatımızı dizi filmlerle karıştırıyoruz bazen. Nasıl olsa sonunda her şey güzel olacak, başroldeki her zaman mutluluğu bulacak, affedilecek, sevecek ve sevilecek…Ancak herkes kendi hayatının başrol oyuncusu, bu dizide iltimas yok, koşulsuz sevgi yok… Hiçbir şey sınırsız değil. Dolayısıyla hoşgörü de sınırsız değil bu hayatta.
Her geçen günle birlikte tahammülümüz da azalıyor, bir zamanlar omuz silktiğimiz bazı davranışlar gün geliyor bizi derinden yaraladığı gibi, verdiğimiz tepkiler de daha ağır hale geliyor. Gülüp geçtiğimiz olaylar gözlerimizden yaşlar akıtabiliyor. Yılların yorgunluğu diyebilirsiniz, hayat şartları ya da yaşlandıkça tahammülsüzleşen tipik insanoğlu tepkisi… Ne derseniz diyin, ama unutmamamız gereken bir şey var; bize nasıl ağır geliyorsa birçok şey, karşımızdakine de ağır gelebilir, hatta ona acı verebilir. O halde hep karşıdan beklemek de bencillikten başka bir şey değildir.
Dedim ya, dünya sadece bizim etrafımızda dönmüyor. İnsanlar bizim için nefes alıp vermiyorlar, dünyanın en güzel kadınıymışçasına muamele görmüyoruz bu dizide ya da vazgeçilmez değiliz. Yerden yere vurulabiliriz, yüzümüze bakan olmayabilir. Yapacak bir tek şey var bu durumda,düştüğümüz yerden kalkıp iki ayağımız üzerinde doğrulmak. Ayaklarımız vücudumuzu taşımıyorsa, kollarımızla destek almak zorundayız, uzanıp bir elin bizi kaldırması için beklemeye gerek yok.
Bugün iş yerimde bir arkadaşımın zavallı bakışları yazdırdı bana bunları. Yardım et dercesine bakan, sürekli gelip bir elin onu kaldırmasını bekleyen bir tavrı vardı. Şimdiye kadar bu şekilde yaşamaya alışmıştı belli ki. Ama anlaşılan son zamanlarda hayatın gerçekleriyle yüzyüze gelmiş, uzattığı eli tutan kalmamıştı. Her şeye rağmen ısrarla yerden kalkmayıp birilerinin yardım etmesini bekliyordu. Yardım göremeyince de sinirlenip agresifleşiyor, etrafındakileri daha bir uzaklaştırıyordu çevresinden. Halbuki oynadığı dizi çoktan yayından kalkmıştı, farkında değildi. Şimdi başka insanların dizileri televizyon kanallarında boy göstermeye başlamıştı. Ancak benim kendini yaralı sanan, zavallı ve aldatılmış hisseden iş arkadaşım tüm bunlardan habersiz burnu dimdik havada bir yandan da elini uzatmış öylece bekliyordu.
Belki bir müddet daha yerde kalacak iş arkadaşım, belki elini uzatıp birileri son kez yerden kaldıracak ya da kendi kendine kalkmayı öğrenecek. Şimdiye kadar hep uzatılan eli tutarak ayağa kalkan, ancak birilerini düştüğü yerden kaldırmak için el uzatmayanlar bir gün düştükleri yerde kalacaklar. O zaman da bırakın el uzatmayı, üzerine basıp geçecek insanlar. Çok geç olmadan görmek, silkinmek gerekli…
Popularity: 6% [?]
Etiketler : başrol, dizi, el uzatmak, hayat, yardım

































Erkan Hirik
" 22 Ocak 2009, Perşembe "
İnsan zaten ya hayatının başrol oyuncusu olur ya da figüranı…