ZUZU | pozitifpc editör blogu
pozitifpc editör blogu

Feriştahı Gelse Tanımayanlar, En İyi Kendisi Yazar Sananlar

zuzu bu yazıyı " 21 Mayıs 2009, Perşembe" tarihinde yazmış. | Popularity: 6% [?]

Öğrenciyken çok kompozisyon yazdım. Öğretmenlerimiz sayesinde bütün atasözlerinin ve özdeyişlerin altından girdim üstünden çıktım. “Damlaya damlaya göl olur”dan tutun da, “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”e kadar hepsini yaladım yuttum.

Çocuk aklımla en sevdiğim kompozisyon yazma şekli verilen bir konu ile ilgili ansiklopedik bilgi toplamak ya da bir kelime ile ilgili bir yazı yazılacaksa sözlükten anlamını bulup yazımın başına onu yerleştirmekti. Diyelim ki “depresyon” konulu bir kompozisyon yazacağım, önce sözlükten anlamını buluyordum, ardından da anlamı açıklamaya, kendimce konuyu açmaya çalışıyordum. Dedim ya çocuk aklı, en güzel yazıların da bu şekilde olacağına inanıyor; özgün olmayan, basma kalıp sözler ve birkaç nasihatle de yazımı  bitiriyordum. O zamanlar iyi yazdığımı, hatta bu tarz yazılarımla yazar bile olabilecek kapasiteye sahip olduğumu düşünüyordum. Oysa yazmak bu değildi, dar bir çevreden bakıp, tanımlardan yola çıkarak yazılmış -isterse sayfalar dolusu olsun- bu yazılar boş konuşmaların, kesilen ahkamların kağıda geçirilmiş çeşidiydi.

Şimdi öğrencilerime bakıyorum, tabiri caizse, deli gibi yazıyorlar. Bazen yazdıklarını okuduğumda nutkum tutuluyor, “Nerede benim öğrenciliğim, nerede şimdiki öğrenciler?” diyorum. Hani söylemesem,   o yaştaki öğrencilere ait  olduğu sanılmayacak kadar güzel, edebi anlamda da kaliteli ve özgün içeriğe sahip yazılar bunlar. Mutlu oluyorum elbette.

Sonra bakıyorum, alıp başını giden bloglara, herkes yazar olduğunu sanıyor. Herkes her konuda bilgili… Sağlıktan politikaya, sanattan magazine kadar her konuda otorite sanıyorlar kendilerini. Ancak benim çocuk yaştaki yazılarımı andırıyor; gülüyorum. Artık ansiklopediden ya da sözlükten bakmak yerine Wikipedia’dan ya da başka sitelerden o an için öğrendiklerini kendi bilgi dağarcıklarındanmış gibi yazmaları beni çileden çıkartıyor. Üstelik kendini yazar sanan bu kişiler, daha doğru bir Türkçe bile kullanamıyorlar. Noktalama işaretleri ya yok ya da yanlış yerde; sözcüklerin yazılışları yanlış. İyi de “önce dilini doğru kullansan daha iyi olmaz mı?” diye soracaklar elbet, o zaman ne cevap verecekler bu kişiler, çok merak ediyorum. Bir iğneleme, bir başka bloğa giydirme çabası var ki insanlarda anlamış değilim. Kuyruk acısı mı yaptırıyor acaba bunları? Merak içerisindeyim.

kopya-3

Oysa şimdi bu yazıyı okuyanlar da “Senin yaptığın da anlattıklarından farksız, sen de başka bloglara laf söylüyorsun” diyecekler. Ancak çok beğendiğim, düzenli olarak takip ettiğim ve çok profesyonelce bulduğum bloglara değil bu sözlerim. Üstelik kendi kendime şunu düşünmeye başladım, aslında bazı blogları zaman zaman kötülemeliyim; fakat gerçekten kötü oldukları için değil. Mesela, çok beğenerek takip ettiğim blogları zaman zaman yerden yere vurarak, onların ziyaretçi sayılarının artmasına neden olabilirim. Çünkü iyi şeyleri çok fazla umursayan yok, ama iş çamur atmaya gelince herkesi bir merak alıyor.

O halde şimdilik bir tek blog adıyla işe başlayayım; aslında büyük bir keyifle takip ettiğim Esinimler Günlükleri için yakında karalayıcı bir yazı yazacağım. Daha sonra da sırasıyla beğendiğim bloglara çamur atabilirim. Tabii eğer işe yarayacaksa devam ederim, yoksa durup dururken bu blogları yerden yere vurmanın da manası yok…

Popularity: 6% [?]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!

Etiketler : , , , , , , , , , ,
“Feriştahı Gelse Tanımayanlar, En İyi Kendisi Yazar Sananlar” yazısı için 1 yorum yapılmış.
Avatar
nikon

Son bir hafta nasıl geçti bilmiyorum. Aç olduğumu hissettiğim yazı yazma olayına bile fırsat bulamadım. Siteme bir yazıyı zor ekleyebildim. Önce teğet, sonra sürtünerek geçmekte olan kriz nedeniyle şirkette bir hafta arayla iki bilgisayarım gitti. Kişisel birikimlerim, yazılarım vs.

Neyse, yazın için yazacak çok şey var…

Birincisi, yazmaya başladığında “Çocuk aklınla” yaptığın “anlam bulma” tarzınla Türk’ün pratik zekalı olduğunu bir kez daha ispatladın.

İkincisi, bazı bloglarda okuduğum bazı yazıları ben de çok beğeniyorum “Beğendiklerimde de takılı kalarak bunu belli ediyorum”. Hele bazı yazılar var ki, kıskanmamaktan kendimi alamıyorum. Olanaklar el verse bizden de çok Victor Hugo’lar, Dostyevski’ler çıkacaktır. Memleketi öyle bir hale getirmişler ki, torpili olmayanlar kitap bile bastıramıyorlar.

Üçüncüsü, bence, yazmak isteyenler her halükarda yazmalı. Yazdıkça hataları azalacaktır. Ben, eleştirsem de saçma bulsaam da kesinlikle yazmaya devam etmeleri taraftarıyım.

Yüzonüçüncüsü, teşekkür ederim.

:)

Sorun mu var anlamadım, sitenden rss bilgileri de gelmemiş.




zorunlu



zorunlu - asla yayımlanmaz


Mesajınız :

Bir Yerlerde Güneş Doğuyor

Hayat insanları yorar, zaman zaman yaşadıklarınız sizin için bir yıkım olabilir; bir daha gülemeyeceğinizi her şeyin boş olduğunu düşünebilirsiniz. Hatta ölümü çare olarak görüp belki de teşebbüs edersiniz bu dünyadan gitmeye.  Nemrut’un tepesinden güneşin battığını izlemiştiniz, bir daha doğmayacağını da sanmıştınız; şimdi ise doğuşunu bir yerlerde görmeyi dilersiniz, hatta en güzelini görmüşsünüzdür.

Kışlar geçer, ardından bahar [...]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
Bir Yerlerde Güneş DoğuyorÖnceki yazı

Dostlar İyidir!!!

Zaman en büyük katil, hem de dostlukların katili. Her gün yarına ertelediğimiz telefon görüşmeleri, ertelenen buluşmalar, “günler çuvala mı girdi?” düşüncesi… Dostlarımızı her gün biraz daha öteliyoruz. Ama biraz daha yalnız, biraz daha duygusuz oluyoruz. Daha az kahkaha atıyor, daha sık ağlıyoruz. Yüreğimizin betonlaşmasının sebebinin onlardan ayrı kaldığımız günler olduğunu düşünmüyoruz.

Bugün yorgundum, peki yarın daha [...]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
Dostlar İyidir!!!Sonraki yazı

Tavsiye Siteler
İstatistikler...
My Google Pagerank
Sitede
Fatal error: Call to undefined function statpress_print() in /home6/pozitfpc/public_html/pozitifpc/zuzu/wp-content/themes/cellar-heat/sidebar.php on line 33