ZUZU | pozitifpc editör blogu
pozitifpc editör blogu

Eskilerimi Özledim

zuzu bu yazıyı " 19 Aralık 2008, Cuma" tarihinde yazmış. | Popularity: 10% [?]

Eskilerimi özledim bugün. Eski oyuncaklarımı, eski kitaplarımı, eski elbiselerimi… Kuzenimin nasılsa uzar(!) diye kestiği, fakat hiçbir zaman uzamayan çirkin saçlı bebeğimi, annemin düşerim diye gönül rahatlığıyla sokakta binmeme izin vermediği, ince uzun balkonda bir ileri bir geri gidip geldiğim üç tekerlekli bisikletimi.
Karpuz kollu, yavruağzı renkli bir elbise şimdi gözlerimin önünde, bayramlığım, en büyük sevincim… Sabah erkenden kalkış nedenim, pembe ayakkabılarım…
Kemalettin Tuğcu kitaplarım, hüznüm, gözyaşlarım; ama en önemlisi balonlarım. Biri bana “sana ne alayım?” diye sorduğunda tek cevabım olan balonlarım. Kırmızı, yeşil, sarı balonlarım. Yeşil diyince aklıma gelen, parlak yeşil renkteki su tabancalarım.
Doğup büyüdüğüm evin terasından uçurmaya çalıştığım şeytan uçurtmalarım, lastik toplarım hulahoplarım…  Annemin kırmızı ruju, topuklu ayakkabıları, dünyada eşi benzeri olmayan sesiyle söylediği şarkılar.
Saatlerce durarak geçen otomobilleri saydığım, buharına çiçek resimleri çizdiğim evimizin camı, bayram arifelerinde Arnavut kızların içinde börekler taşıdıkları tepsilerle geçtikleri, bana çok büyük gelen; yıllar sonra gittiğimde daracık bir sokak genişliğinde olan cadde…
Evimizin tam önünde haftada bir ateşler çıkararak patlayan, en büyük kâbusum elektrik direği.
İlkokulum, ilk korkum, yere uzanarak yaptığım ev ödevlerim, hece fişlerim. Yazılıya girmemek için ilk “hastayım” yalanım, aşıdan kaçmak için ilk arka sıralara gidişim, dantelli yakalarım. Siyah önlüğüm, defter kaplarım. Cin Ali kitaplarım…

Perşembe günleri kurulan pazarın uzaktan gelen sesi, annemin telaşı, akşam kızartılan balık kokusu. Işıklar yandığında çekilen perdeler, izlenen haberler, ağabeyimin ıslığı, ablamın arabesk şarkıları.
Karanlıktan korkunca yanlarına gittiğim, korkudan ellerini tutup bırakmadığım, ne konuştuklarını merak ettiğim, onlarla aynı yaşta olmak istediğim ablalarım.
Kapı zili ve babam… Sabahın karanlığında işe gitmek için evden çıkan, hava kararınca gelen, yorgun babam. Masada oturup cızırtılı radyodan gelen sesi kulağını dayayarak dinlemeye çalışan, istediğimiz her şeyi alacağını söyleyen, erkenden yatan erkenden kalkan, aramızdan erkenden ayrılan babam…
Eskilerimi özledim bugün… Annemin kırmızı rujlarını, babamın sesini, okul önlüğümü, evimizin buharlanan camını… Bayram arifesinde börek taşıyan Arnavut kızlarını, renkli kâğıtlara sarılmış bonbon şekerlerini…

Popularity: 10% [?]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!

Etiketler : , , , , , , , , ,
“Eskilerimi Özledim” yazısı için 12 yorum yapılmış.
Avatar
Gazanya

Demek ki bir kuşak da böyle büyümüş. Sanırım senden tek farkımız sokakta bilye ve gazoz kapağı oynamamız :) Ne günlerdi be… 3′lük 5′lik kapaklar :)

Şimdi sokaklardaki çocukların ellerinde garip garip oyuncaklar var. Acaba onlar da çocukluk yıllarını nasıl anlatacaklar ?? Bizim zamanımızda bir google vardı ki :)

Bizi eskilere götürdün teşekkürler. Normal zamanlarda farkında değilim; fakat eski günlerin bir özlemi var içimde nedense…


Avatar
Erkan Hirik

Farklı şeylere olsa da eskiye olan özlem konusunda yalnız değilsiniz…
Artık kar bile sanal yağıyor baksanıza…İnsan nasıl olur da özlemez geçmişi, değil mi ?


Avatar
codeluu

Aslında saymaya kalksak o kadar çok ki özlediklerimiz. Gerçekte saflığı ve içinde yalan olmayan herşeyi özlüyoruz. “Çocukluk” biraz da bundan özleniyor; çünkü büyüdükçe kötüyü öğrenmek, kötüyü yaşamak insanı yoruyor ve alnın çizgileri oluştukça insan geçmişe daha bir özlem duyuyor; kötüyü, yalanı, yanlışı hiç bilmediğimiz o günlere…


Avatar
Fatma Özgen

Ben çok şanslı bir ablayım… Seni çok seviyorum


Avatar
zuzu

Şanslı olan benim :cool:


Avatar
Tolga ÇETİN

Bence buraya yazacak daha çok şey var:
Mesela o bebeğin saçını kesen kuzeninin damdan dama kaçan topun peşine giden tek kişi olması ve o topun ne tesadüfse sürekli o bağıran ve küfreden adamın camının önüne kaçması. Bir tek çatapat uğruna 5 kat aşağı inip bakkaldan aldıktan sonra beş kat yukarı çıkıp onu bitirdikten sonra tekrar beş kat aşağı gönderilip tekrar çatapat aldırılması; ama her zaman sizi özlemesi ve konuşmaya ilk başladığında anne ya da baba söyleminden sonra söylenen ilk “maa’mmaaaaa” olması ve hala söylemesi ve daha niceleriiiiiiiii :lol: Ama inanın en şanslı kişi o bebeğin saçını kesen kişi bence…


Avatar
zuzu

Bu arada bebeğin saçlarını kesen kişi de böylece kendisini el vermiş oldu, oysa ben rezil olmasın diye adını yazmamıştım. Artık rahat rahat syleyebilirim, bebeğimin saçlarını Tolga kesti. Büyünce berber olacağını sandık, ama olmadı :lol:


Avatar
Tolga ÇETİN

:twisted:


Avatar
Erkan

Susam sokağını,kurabiye canavarını ve şirinleri görmek için gittiğim köyde o an duyduğum heyecanı özledim.


Avatar
ufuk

Lİse yıllarımı özledim,
hocama seni seviyorum diyememeyi özledim…


Avatar
Ender Baran

Şimdiye kadar okuduğum en güzel blog yazılarından, ne diyeceğimi bilemiyorum. Bunların hepsi için sadece şunu yazayım. ‘evet bende oradaydım”


Avatar
zuzu

Çok teşekkür ederim, bu yorum benim için çok anlamlı. Orada olduğunu bilmek beni mutlu etti…




zorunlu



zorunlu - asla yayımlanmaz


Mesajınız :

Elektrikler Kesildi Sınava Çalışamadım

Uzman olmaya gerek yok, bir insanın hatalı olduğunu anlamak için tavırlarına bakmak yeterli. Mesleğim gereği insanları daha iyi analiz edebildiğimi düşünüyorum. Çoğu zaman karşınızdaki insan eğer suçlu olduğunu biliyorsa sakin duramıyor, sükûnetini koruyamıyor, telaşlanıyor ve sesini yükseltip konuları başka yöne çekerek haklı olduğunu gösterme çabası içine giriyor. Terlemesi, yüzünün kızarması, bakışları da cabası…
Dediğim gibi uzman [...]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
Elektrikler Kesildi Sınava ÇalışamadımÖnceki yazı

Uykudan Önce

Bazen ne yazacağımı bilemesem de sayfalarca yazmak istiyorum. Saçmalasam da yazmak, boş da olsa yazmak…  Sayfalarca yazmak, içi boş cümlelerle sırf yazmış olmak, yazma ihtiyacını gidermek; okuyana hiçbir şey vermese de yazmak… Galiba yazmak bir tutku oluyor bir süre sonra.

Çoğu zaman bu düşüncelerle yazmış olduğum yazıları son anda siliyorum.  Ama bugün her şeye rağmen yazmak [...]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
Uykudan ÖnceSonraki yazı

Tavsiye Siteler
İstatistikler...
My Google Pagerank
Sitede
Fatal error: Call to undefined function statpress_print() in /home6/pozitfpc/public_html/pozitifpc/zuzu/wp-content/themes/cellar-heat/sidebar.php on line 33