Elektrikler Kesildi Sınava Çalışamadım

Uzman olmaya gerek yok, bir insanın hatalı olduğunu anlamak için tavırlarına bakmak yeterli. Mesleğim gereği insanları daha iyi analiz edebildiğimi düşünüyorum. Çoğu zaman karşınızdaki insan eğer suçlu olduğunu biliyorsa sakin duramıyor, sükûnetini koruyamıyor, telaşlanıyor ve sesini yükseltip konuları başka yöne çekerek haklı olduğunu gösterme çabası içine giriyor. Terlemesi, yüzünün kızarması, bakışları da cabası…
Dediğim gibi uzman olmaya gerek yok, insanların tavırları çoğu zaman kendini ele verir, karşı tarafa çamur atmaya başladıklarında ise tamam dersiniz, panikten yapıyor. Dünkü programda Melih Gökçek bu saydığım tavırların çok çok fazlasını sergiledi ve tüm izleyenler de bu tavırlarını umarım fark etmişlerdir. Umarım diyorum; artık insanımıza çok fazla güvenemiyorum bu konuda. Geçmişte yaşanmış hiçbir şeyden ders almadığımız gibi, günümüzde olanların da maalesef farkında değiliz.
Ankara’da yaşamıyorum, ama tüm bunlara o şehirde yaşamadığım için kulaklarımı ve gözlerimi kapatacak değilim elbet. Kılıçdaroğlu ve Gökçek müsabakasında (!), hakem herkesten çok terledi, zor anlar yaşadı, yılların deneyimi bile onu bu sıkıntılardan kurtaramadı. Benim en çok dikkatimi çeken de Uğur Dündar’ın arada kalışıydı, tarafsız olmaya çalışırken zaman zaman çileden çıktı, sinirleri yıprandı, hatta bir ara düşüp bayılacak diye düşündüm. Ben olsam o sinir harbine dayanamaz, düşüp bayılırdım çünkü.
Sanırım elektrikler kesilmişti, bu yüzden de Melih Gökçek dünkü sınava hazırlanamamıştı ya da hazırlanacak ders notu yoktu evde, “giderim hır çıkarırım, sesimi yükseltip, konuyu başka yerlere çekerim, orada olmayan insanlarla ilgili iddialar öne sürer, konuyla ilgisi olmayan mevzulardan bahsederim, asıl mesele de unutulur” diye düşünmüş olmalı.
Hakaretlerin havada uçuştuğu, sokak ağzının hakim olduğu savunmada, açıkçası ben, Melih Gökçek’in ağzından elle tutulur hiçbir lafın çıktığını duymadım. Çok acı, 15 yıldır bu ülkenin başkentinin belediye başkanlığını yapan bir insanın bir TV programının seviyesini bu kadar düşürmesi beni çok üzdü.
Karşı tarafın her iddiası karşısında kendisi başka konularla ilgili konuşarak, çamur atmaya girişti; kimseyi dinlemediği gibi çocukça bir edayla elindeki belgelerden yüksek sesle sürekli olarak bir şeyler okudu; bağırdı, çağırdı, ne kendi doğru dürüst konuştu ne de karşısındaki insanları konuşturdu. Farklı konulardaki iddialarını dile getirip cevap istediğini söyledi, ancak cevap gelirken de şimdi cevaplama başka programda cevapla diyerek komik duruma düştü.
Tüm program boyunca sergilediği tavırlar gerçekten de küçük bir çocuğun zayıf not almamak için sınav kağıdını baştan aşağı alakasız konularla doldurmasını hatırlattı bana. Sonra da sınav notu açıklandığında “ama ben kağıdı doldurmuştum” demesi gibi kendini muzaffer sanan, fakat neden yenildiğini aslında çok iyi bilen tembel; ancak bir o kadar da düzenbaz bir öğrenci edası vardı Gökçek’te. Yalnız onu öğrencilerden ayıran çok önemli bir fark vardı, sınav sırasında kopya çekemeyecek kadar dürüst olan bir öğrenci sınav kağıdına başka bildiklerini yazabilirdi. Gökçek’in düzenbazlığı ise kopya çekemeyecek kadar dürüst olmasından değil, tam tersi çekecek hiçbir kopyasının olmamasından, kendisi haklı gösterecek hiçbir gerekçesinin olmamasından kaynaklanıyordu.
Sınav sonuçlarını açıklıyorum: Sinirlerine hakim olup da programı çığlıklar atıp sinir krizi geçirmeden bitirmeyi başardığı için Uğur Dündar ve yine seviyesini hiç düşürmeyen Kemal Kılıçdaroğlu yıldızlı pekiyi; ancak sınav sırasında soruların hiçbirini cevaplamadığı için Melih Gökçek zayıf almıştır. Ayrıca Melih Gökçek, sınıfın düzenini bozmaktan, diğer arkadaşlarını hiçe sayıp onlara hakaretler savurmaktan dolayı disiplin cezasına çarptırılmıştır.
Popularity: 7% [?]
Etiketler : Ankara, ankara büyükşehir belediyesi, belediye başkanı, doğalgaz ihalesi, kemal kılıçdaroğlu, melih gökçek, program, sayç, sınav, star, uğur dündar

































Tolga ÇETİN
" 18 Aralık 2008, Perşembe "
Okul ( AKP) Melih GÖKÇEK e tasdikname verir