Ekonomi Düzlüğü: Çöl mü desek?

Bu aralar malum, seçim derdiyle herkes ne yapacağını şaşırdı. “Kim hangi tarafta yer alacak, kimler aday olabilecek?” derken bir koşuşturma ki sormayın. Asıl ilginci yıllarca sol partilerde görev yapmış, en ateşli solcu olarak kendisini göstermiş olan kişilerin, tam zıt kutuba kaymaları. Gerekçeleri bir sürü; zaten günlerdir haberlerde izleyip de sinir olduğumuz yeter. Bu yüzden de burada onların adına sözde gerekçelerine yer vermek niyetinde değilim. Asıl sebep apaçık ortada tabii ki; koltuk…
Sözü dolandırmayacağım, sol taraftan AKP’ye geçmiş kişilerden bir tanesi, kürsüde “Bu parti Türkiye’yi ekonomik anlamda uçurumun kenarından çekip almış ve çok iyi yerlere getirmiştir; bu yüzden de buradayım.” gibi ya da bu anlama gelen bir açıklama yaptı.
Açıkçası ben düşündüm düşündüm, bir türlü bulamadım. Hangi düzlükteyiz, aynı ülkeden mi
bahsediyoruz? Ya da o uçurumun kenarından ne şekilde alındık? Doğrusu bir türlü hatırlayamadım.
Bilirsiniz millet olarak, masa başlarında -buna içki masaları da dahil- ülkeyi kurtarmayı çok iyi beceririz; hatta bu durumdan ayrı bir zevk alırız. Ancak iş ciddiye bindi mi ortada kimse kalmaz. Derdimiz sadece mangalda külün kalıp da ziyan olmaması zaten. Her neyse, çok fazla tanımadığım, arada bir tesadüfen rastladığım zamanlarda konuştuğum biri, bu konuda yorum yapmak zorunda hissetmiş ki kendisini, ülkenin durumuyla ilgili şöyle bir vaazda bulundu geçenlerde:
” Efendim neymiş, birkaç sene öncesine kadar, borsada parayla oynayarak, oturduğu yerden, daha doğrusu haybeden para kazananların işi zorlaşmış. Onun yerine çok çalışıp az kazananlar daha fazla emeklerinin karşılığını alıyor olmuşlar. Piyasada mal fazlalaşmış, iş sahası artmış. Dünün fakir insanları şimdi rahat geçinir olmuşlar; ancak eski ensesi kalınlar farklı iş sahalarına yönelerek mecburen çalışmak ve üretmek zorunda kalmışlar. Anlayacağınız ekonomi de bu yüzden çok iyiymiş zaten. Fatura deseniz arkadaşa doğru düzgün fatura bile gelmiyormuş, telefon faturası 10 ytl’yi geçmezmiş, su, elektrik desen hakeza.” Ağzının ortasına çakasım geldi… Biz hamam mı işletiyoruz da, bize faturalar kabarık kabarık geliyor kardeşim? Millet kaçak elektrik kullansın faturası bize çıksın, deprem olalı sekiz yıl oldu; verdiğimiz vergiler de yerine ulaşmadığı gibi hala deprem vergisi ödüyoruz. Tabii adı değişti o ayrı.
Sanırım yıllardır zorla halka taktırılan at gözlükleri işe yaramış. Medya, mikrofonu Nişantaşı’nda, Bağdat caddesi’nde gezen vatandaşa uzatırsa, beğenmediği yorumları kesip de işlerine geleni yayınlarsa daha çok her şeyden bihaber yaşarız.
Bir de bunları yazarken aklıma Barış‘ın kendi blogunda yazdığı bir cümle geldi: “Fazla okumayın işsiz kalırsınız!” Şimdi tekrar hak verdim kendisine.
Popularity: 7% [?]
Etiketler : AKP, gözlük, medya, sol































