Dört Duvar Kasabasından Çıkış

Farkında değiliz; boğazımıza geçirilecek giyotini her gün kendi ellerimizle bileyliyoruz, her gün azar azar zehir zerkediyoruz vücudumuza. Sanmayın ki sigaranın zararlarından, sağlıksız beslenmenin olumsuz etkilerinden ya da vücudumuzdaki kiloların zararlarından bahsedeceğim. Hayır, bunların hiçbiri değil bizi yavaş yavaş öldüren, işkence ile sona yaklaştıran.
En büyük iÅŸkence yalnızlık, en büyük zehirse sevgisizlik. Hayatımızın asıl amacının karın doyurmak haline geldiÄŸi ÅŸu günlerde, en önemli ihtiyacımızı unuttuk, vücuda en çok gereken besini vermiyoruz. Dostlarımız, sevdiklerimiz artık yok denecek kadar az ya da yüzeysel merhabalaÅŸmaları dostluk sanıyoruz. YavaÅŸ yavaÅŸ zehirlendiÄŸimizin farkında olmadan, siyanürü dayıyoruz vücudumuza. Doz aşımından ölmezsek, azar azar tükeneceÄŸiz. Prospektüsü okumadan, doktora danışmadan aldığımız bu yanlış ilacın adı, her eczanede farklı bir isimle satılıyor; fakat muhteviyatı aynı. Birbirinin muadili olan bu fare zehiri kıvamındaki ilaçların bazılarının adları şöyle ve günlük doz oranları ise ilaca göre deÄŸiÅŸiyor: “Yeni yılı mail atarak kutlayayım”, “Bugün halim yok görüşmeyelim”, “Sesini duymak yerine mesaj çekeyim”, “Banane doÄŸum günüyse, o benimkine geldi mi”, “Param yok dışarı çıkamam”, “Çalışıyorum, yoÄŸunum”, “Bayramdan bayrama annemi görsem yeter”, “Kontörüm yok arayamam”, “Hava soÄŸuk haftaya görüşürüz”, “Sanki sen çok arıyorsun”, “Seni seviyorum; ama olmuyor”, “Aman, derdim başımdan aÅŸkın”…
Reçetesiz satın aldığımız bu ilaçların doz aşımı da var elbet; ama çoÄŸu zaman doz aşımına gerek kalmadan tahtalı köyü boyluyoruz ya da tahtalı köy yerine “dört duvar kasabası”nda kendimizi ölüme terk ediyoruz. Üstelik bu ilaçların hepsini kullanmaya da gerek yok, birkaçını kullandığınızda da aynı etkiyi yaratıyor ve bağımlılık da yapıyor. Bizim insanımız doktora gitmeden kafasına göre ilaç almaya bayılır, herkes bir parça kendi kendinin doktorudur. Ancak kendimizi ve çevremizdeki insanları tedavi etmek için doktorluÄŸa soyunurken, kendi kendimizin cellatı olduÄŸumuzu farkedemiyoruz bile. Åžimdi ne yapmak lazım? Ecza dolabındaki bütün ilaçları bir bir kontrol edip, iyi bir temizlik yapmak en akıllıcası.
Yeni yılın ilk günlerinde dolabımızdan ilk atacağımız ilaç da “Yeni yılı mail atarak kutlayayım” olsun; onun yerine belki yine doktora danışmadan alınmış baÅŸka ilacı koyalım dolaba; adını da “Yeni yılını yüzyüze kutlayayım” koyalım.
Popularity: 9% [?]
Etiketler : cellat, dört duvar kasabası, doktor, dostluk, giyotin, ilaç, mail, mesaj, muadil, prospektüs, reçete, sevgi, sevgisizlik, tahtalı köy, telefon, yeni yıl

































Best friend
" 5 Ocak 2009, Pazartesi "
Sizi ilgiyle takip ediyorum . Çok baÅŸarılı buluyorum , baÅŸarılarınızın devamını dilerim . Sevgiyle kalın ….