ZUZU | pozitifpc editör blogu
pozitifpc editör blogu

Devletin Hikmetinden Sual Olunmaz

zuzu bu yazıyı " 7 Haziran 2009, Pazar" tarihinde yazmış. | Popularity: 4% [?]

Devlet işlerine akıl sır ermez, hikmetinden sual olunmaz!.. Bir zamanlar devlet övünç madalyası ile onurlandırılan bir gazinin, şimdi terörist damgası yemesi kadar ürkütücü, bir o kadar da akıl almaz bir olay ancak bizim ülkemizde yaşanır herhalde…

1994 yılında Şırnak’ın Silopi ilçesinde PKK ile girilen çatışmada şarapnel parçası isabet eden ve bir gözü kör olan, Üsteğmen Serdar Öztürk‘e devlet tarafından o zamanlar devlet övünç madalyası verilmiş, aradan geçen 15 yılın sonunda şimdilerde Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınan Öztürk’e terörist damgası vurulmuş. Çok acıdır ki, ülkesini korumak adına girmiş olduğu çatışmada bir gözünü kaybeden bu Gazi, şimdi vatan haini, ülkesini bölmeye çalışan bir terörist olarak nitelendiriliyor. Bir insanın hem kahraman, hem de terörist olamayacağı düşüncesiyle madalyasını devlete iade etmek istediğini söyleyen Öztürk‘e hak vermemek mümkün değil.

Pazar günlerini çekilir yapan Ruhat Mengi‘nin sunduğu Her Açıdan adlı programı büyük bir dikkatle izledim yine bugün. Konuklarıyla, konularıyla oldukça doyurucu, aydınlatıcı bir programdı; hiç bitmesin istedim, bitince ardından çıkacak olan moda, magazin, buna benzer bir kadın programına tahammül edecek durumda değildim. Ruhat Mengi bu aralar oldukça beğendiğim bir yazar, yazılarıyla, bahsettiğim bu programıyla en övgü dolu sözleri hak ediyor. Mengi, programda az evvel bahsettiğim Öztürk‘ün haberine gözleri dolarak yer verdi.

Kimi insanların devlet övünç madalyaları bir çırpıda yok sayılırken, Cumburbaşkanı‘nın yargılanması sözkonusu olduğunda insanlar ortalığı birbirine katıp, bu kadar yüce bir makamda oturan birinin yargılanmasının mümkün olamayacağını dile getirdiler. İki olay arasında aslında bağlantı kurmuyorum; ancak işlerine geldiği zaman bazı makamları ve kişileri yücelterek yargılanamaz diye çok rahatlıkla savunurken, neredeyse Genelkurmay‘a kadar uzanacak olan ve salgın haline gelen bir tutuklama hastalığında GATA‘yı bile arayabiliyorlar; sebebi ise Ergenekon sanıklarının bu hastanede tedavi görmeleri… Artık sayısını bile tam olarak bilemediğim, iddianamesi bile tam olarak hazırlanmamış, ne için tutuklu olduklarını, terörist damgası yediklerini bilmeyen insanlar içeride birer birer hastalanıp, ruhsal ve fizyolojik açıdan çöküntüye uğruyorlar. Hatta hayatlarını kaybedenler de var…

Daha önce de defalarca dile getirdiğim gibi, Türkan Saylan‘ın yaşamının son günlerindeki huzursuzluğu belki de ömrünün kısalmasına neden oldu, Kuddusi Okkır doğru düzgün tedavi olamadığı için hayata gözlerini yumdu. Şu an tutuklu olan bir sürü insanın sağlığından ciddi anlamda endişe ediliyor, yüz felci olanlar, kansere yakalananlar…

Ancak adına Ergenekon dedikleri bu davanın -ki böyle bir davaya isim vermenin doğru olmadığını, daha doğrusu yasal olmadığını artık çok iyi biliyoruz- üzerine gittikleri kadar Deniz Feneri derneği ile de ilgilenilseydi, aradan geçen bu kadar aydan sonra göstermelik olarak, derneğin yöneticilerinin mallarına konan ihtiyadi tedbir, çok daha önceden konsaydı ya da banka hesaplarına el konulsaydı ne olurdu?

Mal varlıklarına konulan ihtiyadi tedbirin şu saatten sonra hiçbir anlamı yok; bu insanların banka hesaplarına müdahale bile edimedi. Aslında ilk olarak yapılması gereken de buydu, çünkü bir tek talimatla banka hesabında oynama yapılabilir, paralar bir ülkeden diğer ülkeye kolayca aktarılabilir. Ancak işlerine gelmediği zaman Deniz Feneri ile ilgili olarak, “henüz deliller tam değil” deniliyor. Peki aynı hassasiyeti neden Ergenekon sanıkları için göstermedi bu insanlar, neden onların aylar, hatta yıllar öncesinden içeri girmelerine, orada sağlıklarını kaybetmelerine göz yumuldu? Yargıtay Onursal Başsavcısının evini neden gecenin bir vakti aradılar ve neden bazı gazete ve medya kuruluşları Sabih Kanadoğlu için hâlâ ileri geri konuşuyorlar?..

Çok soru var elbet, bu sorulara verilecek cevaplar da aslında çok açık; ancak tüm  bu olanlar devletin izlediği politikayı bir defa daha gözler önüne sererken, bizim halkımızın çoğu hâlâ birçok şeyin farkında değil.

iskoc-modeli

Irkçı değilim, kafatası cumhuriyetinde yaşamayı da hiç istemem; ama topraklarımızı 44 yıllığına başka bir develte hibe edecek bir anlayışa da asla boyun eğecek bir yapıya sahip değilim. Bıraksınlar da bu işleri, artık her şeyi açık açık anlatsınlar. Bu hükümetin amacı tam olarak ne, onu öğrenelim. Bu arada bilmeyenler için bir hatırlatma da yapayım, dağlardaki Atatürk‘ün ünlü sözü “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazıları da kaldırılacakmış. İskoç Modeli‘ni uygulamaya sokarken, bu yazı herhalde anlamsız olurdu. Artık bütün hükümet, yanlarına da Öcalan‘ı alarak ayaklarında İskoç eteği, ellerinde gayda o dağların eteklerinde, 44 yıllığına hibe edilmiş toprakların kenarında keyifle dolaşırlar…

Popularity: 4% [?]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!

Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
“Devletin Hikmetinden Sual Olunmaz” yazısı için 4 yorum yapılmış.
Avatar
İlkin ERKORKUT

Erken yargılar erken yargılar. Bir insan suçlu olmayabilir ama suçlu da olabilir. Bu konuda nasıl bu kadar kolay yargıya varabildiğini anlayamıyorum. İnsanlar 80 öncesinde Sağ – Sol diye ayrılıyorlardı. Yeni Amerika düzeninde ise islamcı ve laik diye ayrılmaya başladılıar. Bunun doğal bir sonucu olarakta ya o taraftasın ya da bu taraftasın durumları ortaya çıktı. Bu gözaltıların birçoğunun AKP( Amerikanın Kurduğu Parti)’ nin ve Fethullan GÜLEN’in F tipi örgütlenmesinin karşıtlarını topladığını farketmek için çok akıllı olmaya gerek yok. Ama insanların çoğunun buna karşı içine düştükleri yanılgı şu; tutuklanan ve gözaltına alınan herkesin suçsuz olduğunu iddia etmek. Bu insanlar içinde suçlu olan insanlar olabilir. Önemli olan bu gözaltılara karşı bir söylem geliştirirken bu ince çizgiyi iyi ölçmek. Mesela Türkan SAYLAN’ a yapılan gözaltı girişiminin ne kadar hukuksuz olduğu gün gibi ortada. Türkan SAYLAN’ın darbeci olduğunu iddia etmek kadar aptalca bir durum sözkonusu bile olamaz. Türkan SAYLAN ömrünü Türkiyeye adamış tam anlamıyla bir devrimcidir.

Bir konuya daha parmak basmak isterim. İstanbulda yapılan Cumhuriyet Mitinginde Türkan SAYLAN’ın neden konuşturulmadığının da çok iyi incelenmesi lazım.

Ne ABD, ne AB. Tam bağımsız Türkiye.
Ne şeria, ne darbe. Tam bağımsız Türkiye.


Avatar
nikon

Ergenokon safsatası bir temizlik harekatıdır. Ne temizliği? Dinci-F tipi yapılanmaya karşı gelen, önünde engel yaratan, yapılanmayı deşifre eden, halkın uyarılmasını ve ülkede irticai bir teşkilatlanma olduğu konusunda halkı uyaran/uyandıran, dinci okullara karşı laik-çağdaş öğrenim okulları açan asker, entellektüel, gazeteci kim olursa etö’cü diyerek zindanlara atılarak yıpratılması ve baskılarla susturulması olayıdır.

Dikkat edin Türkan saylan, Mehmet Haberal, Bedrettin Dalan kimdir? Türkiyede ÇAĞDAŞ OKULLAR açan, Çağdaş öğrenciler yetiştiren insanlardır. Bunları göremeyenlere YUH olsun…

Peki, Cumhuriyetçiler bu irtica karşısında susacaklar mı? Tabi ki susmayacaklar. Atatürkçü, Laik çağdaş insanlar susmayacak. Çoğu izle-gör politikası uygulamaktadır.

Devlet denilen şey, demokrasi maskesini kullanan zındık bir yönetim uygulaması olamaz tabi ki. Devlet; adam gibi adamların, çağdaş ve satılmamış halkçı insanların yönettiği ülkeler devlettir.

Din; Turan Dursun “Din Bu” kitabında zamanında söylemişti. Tabi öldürülmeden önce. Kim vurduya gitmeden önce!!!!!!!


Avatar
aveliq

Ergenekon safsatası(!), soğuk savaş sonrası Nato’nun zararlı atık kontr gerilla yapılanmalarını zamanında iyi kötü temizlemiş ülkellere nazaran geç kalmış ülkemizde hiç değilse bazı şeylerle(jitem gerçeği,kürt sorunu) yüzleşme için bir şans oldu.

Nasıl ki Türkan Saylan için bir şekilde darbe plancısı yakıştırılamıyorsa mesela Kemal Kerinçsiz içinde vatan evladı tabiri heralde yakışmaz. Dolayısıyla olaya “sadece” AKP nin intikam veya sindirme planı olarak görmemek gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle tutukluların yargılanma koşulları ile ilgili aynı hassasiyeti paylaşmakla beraber kendine demokratım ve insan haklarına saygılıyım diyen bir insanın aynı muameleye yıllardır maruz kalan adına devrimci,terörist,vicdani retçi,vatan haini ne derseniz deyin bu insanların yıllardır yaşadıklarını(Hayata dönüş operasyonu,Diyarbakır cezaevi,Vicdani retçilerin yaşadıkları) anlamasını umuyorum.


Avatar
Barış Atasoy

Küçük bir detay; Cumhurbaşkanı vatana ihanet suçu dışında bir suçla yargılanamaz. Sokakta gözönünde adam öldürse bile. Üstelik yargılamayı da herhangi bir mahkeme yapamaz.




zorunlu



zorunlu - asla yayımlanmaz


Mesajınız :

Yalnızlıktır İnsanı En Çok Seven

En çok sevdiğiniz çoğu zaman sizi hiç sevmeyendir. En sevmediğiniz de sizi en çok seven… Yalnızlıktır insanı en çok seven, ama bu sevgisinin karşılığını pek de göremez. İtilir, kakılır, nefret edilir; ondan kurtulmak istenir. Kimine göre yüzsüzdür gitmek istemez her acıtıcı söze rağmen, eşikte bekler durur, yanınıza sokulmak için fırsat kollar.
Kimileri de sadece ihtiyaç duyduklarında [...]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
Yalnızlıktır İnsanı En Çok SevenÖnceki yazı

Hangisi Daha Tehlikeli?

Son zamanlarda şiddet içerikli haberler izlemeye alıştık demeyeceğim, çünkü şiddete alışmak niyetinde değilim. Ancak ne yazık ki bir şiddet ülkesi haline geldik.

Bireysel şiddet haberleri her gün ağzımızı açık bırakıyor. İzlerken gözlerimize inanamıyoruz. Küçücük bebeğini boğazlayarak öldüren anneye, üç yaşındaki çocuğunun önünde eski karısını öldüren ve cesetle çocuğu başbaşa bırakıp giden babaya,  küçük yaştaki çocuklara tecavüz [...]

Paylaş ve Sosyalleş
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Technorati
  • MySpace
  • Google Bookmarks
  • Live
  • del.icio.us
  • Yahoo! Buzz
  • Reddit
  • Digg
  • BlinkList
  • Wists
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • Netvibes
  • Netvouz
  • NewsVine
  • Faves
  • Webnews.de
  • Yahoo! Bookmarks
  • LinkaGoGo
  • Wikio
  • blogmarks
  • Fleck
  • Global Grind
  • Xerpi
  • Turn this article into a PDF!
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
Hangisi Daha Tehlikeli?Sonraki yazı

Tavsiye Siteler
İstatistikler...
My Google Pagerank
Sitede
Fatal error: Call to undefined function statpress_print() in /home6/pozitfpc/public_html/pozitifpc/zuzu/wp-content/themes/cellar-heat/sidebar.php on line 33