Bugün yazdığım Egzoz Sobası adlı yazı, bu yazıyı yazmama ilham kaynağı oldu. Bu “egzoz” sözcüğü öyle bir illet ki, egzoz işi yapan, bire bir bu işin ehli olan kişilerin dahi doğru telaffuz edemediği, doğru yazamadığı bir kelime.
Adamlar iş kurmuşlar, bir ton para verip tabela bastırmışlar, ancak kelimenin doğru kullanımını daha bilemiyorlar. Egzost, egsoz, eksoz, ekzoz… [...]
Türkçenin yanlış kullanımından doğan sorunlardan zaman zaman bahsetmiştim, dilimize sahip çıkmanın öneminden de… Daha evvelki bir yazımda -da, -de ekleriyle da, de bağlaçlarının yazımıyla ilgili bilgi vermiş ve imla kuralları ile ilgili başka yazılar da yazacağımı belirtmiştim.
Sürekli olarak dilimizi yanlış kullandığımızı, Türkçeyi doğru kullanmak gerektiğini söyler dururuz. Ancak birçoğumuz -hiçbirimiz demeyeceğim- hatalarımızı düzeltmek için çaba harcamaz, tam tersine bile bile yanlış kullanımlarla dilimizi çöplük haline getiririz. Yabancı dillerden geçme, daha doğrusu zorla geçirilmiş, sözcükleri kullanmayı marifet sayar, bununla pek de övünürüz.
Daha önceki yazımda sizlere yazım kuralları ile ilgili yazılar yazacağımdan bahsetmiş; bu kurallara birçok yerde uyulmadığına dikkat çekmiştim. Bu ilk yazımda basit ve anlaşılır bir dil kullanarak –de, -da eki ile de, da bağlacı arasındaki farkı ve yazılışlarını anlatmaya çalışacağım.
En çok hataya düştüğümüz, yazarken ayrı yazıp yazamayacağımıza bir türlü karar veremediğimiz ek çeşididir. Ancak biraz [...]
Birçoğumuz okul zamanında öğrendiğimiz imla kurallarını unutup, Türkçeyi kendi kafamıza göre kullanır olduk. Türkçenin doğru yazımına en çok dikkat edecek kurumlar -ki özellikle televizyon kanalları- bile bir sürü yazım hatasıyla insanların karşısına çıkıyorlar.
Geliri tahminlerin bile çok çok üzerinde olan bir televizyon kanalında acaba kaç tane dilci çalıştırılıyor dersiniz. Sayısını bilemem tabii ki; ancak yapılan imla [...]