Bugün Kutlayalım, Yarın Döveriz

Bazı ÅŸeyleri senede bir kere hatırlamak, bu konuda ahkamlar kesip bu deÄŸerlerden dem vurmak çok kolay… Her yıl 8 Mart’ta ezilen, ÅŸiddet gören, aile içi tecavüze uÄŸrayan, töre cinayetinde hayatları sönen kadınları anmak; okutulmayan kız çocuklarından bahsetmek bu konuda bir ÅŸeyler yapmak anlamına gelmiyor.
Bütün bir sene boyunca tüm bu içler acısı olaylara seyirci kaldıktan sonra, sadece bir gün yaşananların önemini kavramak, bu konularda çıkıp sağda solda konuşmaktansa hiç konuşmamak daha iyi diye düşünüyorum.
Aslında 8 Mart’ı fırsat bilip de bu konuyla ilgili bir ÅŸeyler yazma niyetinde deÄŸildim. Ancak çalıştığım okulda bu konuyla ilgili bir etkinlik yapmaya niyetlendim. Belki de bir ilk olacak olan bu etkinlikte 1923′ten günümüze baÅŸarılı Türk kadınları ile ilgili ufak bir sergi açmak için döküman toplayayım dedim. Ancak gördüklerim karşısında, zaten bildiÄŸim ÅŸeylerdi, konsepti biraz deÄŸiÅŸtirmeye karar verdim. Åžiddet gören kadınların resimlerine ve hikayelerine de yer vermek iyi olur, diye düşündüm.
Karşıma çıkan resimler ve hikayeler o kadar içler acısı ki, burada hangi birine yer vereceÄŸimi dahi bilmiyorum. Söz dinlemedikleri(!) için yüzlerine kezzap dökülen Pakistanlı kadınlardan mı, yıllarca babasının tacizlerine ses çıkaramayan küçük yaÅŸtaki kızlardan mı, kendi eÅŸi tarafından zorla baÅŸkalarına peÅŸ keÅŸ çekilen kadınlardan mı, iÅŸ yerinde patronu ya da müdürü tarafından taciz edilen kadınlardan mı, yoksa kendi rızası dışında tecavüze uÄŸradığı için aile fertleri tarafından ölüm fermanı çıkarılan Anadolu kadınlarından mı bahsedeyim? Bunların her birine deÄŸinmeye kalksam, sayfalarca yazı yazmam gerekir, ne bunu okuyacak insan olur, ne de bende yazmaya takat kalır…
Ancak birkaç araÅŸtırmadan bahsedebilirim; örneÄŸin Türkiye’nin dünyada kadına ÅŸiddet uygulayan birinci ülke olduÄŸunu biliyor muydunuz? Dünya İzleme Enstitüsü’nün raporunu göre Türkiye’de her 100 kadının 58′i ÅŸiddet görüyor, ayrıca eÅŸitlikte 117 ülke arasında yerimiz 111. sırada. Yine yapılan araÅŸtırmalar göstermiÅŸ ki, Türkiye OrtadoÄŸu ülkeleri arasında kadına en fazla ÅŸiddet uygulayan ülke imiÅŸ.
Baskıcı rejimi ile bildiÄŸimiz İran’da bile kadınların siyasi hayatta Türkiye’ye göre daha aktif oldukları yine aynı enstitünün araÅŸtırmalarında yer alıyor.
Bugün dini bile sadece kadın üzerinden tartışan bir ülkenin insanlarıyız, yalnızca kadının başını kapamasıyla dindar olacağını sanan insanların arasında yaşıyoruz. Hâlâ erkek çocuk sevdasında olan, eşi kız çocuk doğurdukça kinlenip, sebebini hep kadında arayan nice insan var. Kızlarını erken yaşta evlendirip, namusuyla evinin kadını olması için çabalayan, okuyunca, çalışınca, kendi ayakları üzerinde durunca kötü yola sapacağından korkan babalar, iş yerinde amirinin kadın olmasına tahammül edemeyen erkekler var.
Ancak sakın ola ki bu yazıyla birlikte erkek düşmanlığı yaptığımı sanmayın, burada anlatmak istediklerim bu kafa yapısına sahip olan erkekler elbette. Sadece erkekler değil bu konuda suçlu, bütün bu olanlara ses çıkarmayan, kendini geliştirmek ve eğitmek adına hiçbir şey yapmayan, üretmeyen, kadın programlarından ve dizilerden başka bir şey seyretmeyip, bir günden diğerine koşan, ellerinde örgüleriyle akşam ne yemek yapacağını düşünen bir kadını birey olarak kabul etmek elbette zor. Üstelik tüm bunları haklı çıkartacak söylemlerde bulunan, erkek egemenliğini savunan nice kadınlar da var.
Yapılacak ÅŸey belli, her zamanki gibi konu yine eÄŸitime geliyor, üstelik bahsettiÄŸim eÄŸitim sadece okul okumakla da ilgili deÄŸil. İnsanın kendini geliÅŸtirmesinin, cehaletten kurtarmasının bin bir yolu var elbet, bunun başında da insanın kendini eÄŸitmesini istemesi geliyor. BoÅŸvererek, “aman canım böyle gelmiÅŸ böyle gider” diyerek hiçbir ÅŸeyi deÄŸiÅŸtiremeyiz. Dünya ilerledikçe biz yerimizde saymaya devam ederiz, hatta gerileriz de…
Popularity: 8% [?]
Etiketler : 8 mart, araştırma, şiddet, dünyada kadın, eğitim, iran, kadınlar, kadınlar günü, pakistan, Türkiye'de kadın




































