Bu Yazı Beni Darbe Yanlısı Yapar mı?

Ölümüze sahip çıktığımız kadar dirimize de sahip çıksak bizden iyisi olmayacak. Hayattayken yerden yere vurduklarımızı ölünce kıymetli yapıyoruz. Hatta bazen vatandaşlıktan çıkarıp sürdürüyor, idam ediyor; sonra da itibarını geri veriyoruz ya da verdiğimizi sanıyoruz. Aslında kimin itibarını geri veriyoruz, tartışılır. Belki de tek düşündüğümüz kendi itibarımızı geri kazanmak, çoğu zaman yaptığımız gibi başka birilerinin üzerinden ünümüze ün katıp, boş yere gururlanmak.
Hangi birini sayayım, zaten kimlerden bahsettiğimi anladınız bile. Vatandaşlıktan çıkarıp, kendi topraklarından çok uzakta, “Memleketim” diyerek gözlerini yuman Nazım Hikmet’i mi, 25 yaşında yağlı ipi bir sabaha karşı boğazına geçirip apar topar idam ettiğimiz Deniz Gezmiş’i mi… Şimdi ders kitaplarında şiirleri yer alan Nazım Hikmet’in mezarının Türkiye getirilmesi neyi değiştirecek, ona yapılanlar unutulacak mı? Yoksa Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını iki açık oturumda anarak, içimizi soğutmuş mu olacağız?.. Yine bir zamanlar idam edilerek sessiz sedasız toprağa verilen Adnan Menderes’e afili bir anıtmezar yaparak neyi değiştirmiş olacağız?..
Bundan birkaç hafta önce bir anda misyonerlikle suçlanan, apar topar evi aranan Türkan Saylan’ın belki de hastalığının olumsuz seyretmesine neden olarak, ömrünü kısalttıktan sonra şimdi arkasından övgüler düzmekle iyi bir iş yaptığımızı mı sanıyoruz? Hoş, ona sahip çıkan halk, zaten bu suçlamaların hiçbirine kulak asmamıştı; üstelik cenazesine sırf güvenlik sebeplerinden dolayı katılmadıklarını söyleyerek daha da bir komik duruma düşen hükümet yetkilileri ve başbakanın zaten umurunda bile değildi Saylan’ın ölümü. Aklım almıyor, hükümet dediğin kendi güvenliğini sağlayacak güce sahip değilse neden vardır? Bunun akla ilk gelen bahaneden başka bir şey olmadığı da çok net anlaşılıyor üstelik…
Peki Silivri’deki cezaevinin neredeyse bir üniversiteye dönüştüğü, aylardır belki de boş yere orada tutulan akademisyenlerin, yazarların, saygın iş adamlarının akibeti ne olacak? Hastalanıp, ölmeleri mi beklenecek. Yoksa tıpkı “Pardon” filminde olduğu gibi, özür dileyip yıllar sonra çıkartılacaklar mı?
Çok şey merak ediyorum, farkındayım. Peki bu yazıyı yazdığım için ben de darbe yanlısı ve antidemokrat mı sayılacağım?
Popularity: 5% [?]
Etiketler : adnan menderes, akademisyen, anıtmezar, antidemokrat, deniz gezmiş, ergenekon, hükümet, idam, memleketim, nazım hikmet, silivri, yazar



































nikon
" 28 Mayıs 2009, Perşembe "
Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç…
Olayları iyi analiz edersek;
Önce geçmişe, sonra şimdiye, daha sonra da geleceğe bakarak, bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenip yazdıklarını düşünüyorsan, Aydınların(Satılmış olmayanından) zindanlara tıkıldığının(Satılmışlar, Sorozlandırılarak Horozlandırılıp gazetelerde borozan öttürtülmektedirler) farkındalığını yaşayıp bu yazıyı yazıyorsan, Malezyalılaştırılmayı arzu etmiyor, çağdaşlaşmadan vaz geçemeyerek ve buna benzer yobazlıklara, riyakarlıklara hırslanıp hiddetlenip ve dayanamayıp böyle şeyler yazıyorsan evet, sen darbecisin…
Ben de