Bu Öyküde İsim Yok!!!

“Sen de gidersen, ben ne yaparım?” dedi çocuk annesine… Acıyla televizyona bakıyordu. Haberlerde birileri babasının terör örgütü üyesi olduÄŸunu söylüyordu. Böyle bir ÅŸeye imkanı yok inanamazdı, terör örgütlerinin kötü ÅŸeyler yaptıklarını biliyordu. Ama babası terörist deÄŸildi, bundan emindi. O sadece insanların iyiliÄŸi için çalışırdı, evet geceleri eve geç geldiÄŸi oluyordu; ama hep birilerinin hayatını kurtarmak için. ÇoÄŸu zaman yorgun geldiÄŸinde, “bugün bir çocuÄŸu ameliyat ettim”le baÅŸlayan cümleler kurar, onun başını okÅŸar; sonra tüm yorgunluÄŸuna karşın gülümserdi. Hatta en son yine bir ameliyat sonrasında eve gelmiÅŸ ve gözyaÅŸlarını tutamamıştı. Ameliyattaki insanın ölümü onu derinden üzmüştü.
Düşündü çocuk, ameliyat masasındaki hastasını kurtaramadığı için aÄŸlayan babası nasıl olur da terörist olabilirdi, sorar gözlerle yine annesine baktı. Annesi de tıpkı babası gibi gülümsemeye çalışarak başını okÅŸadı. Alnına bir öpücük kondurup, elinden tutup yatağına götürdü. Biraz zorlayarak kendisini “Merak etme, baban gelecek. Gelecek ve seninle yine oyunlar oynayacak. O iyi bir insan” dedi. Yan odadan gelen ve bu aralar zaman zaman duyduÄŸu; ancak ne olduÄŸunu anlayamadığı bir kısaltma ile birlikte babasının tekrar adının geçtiÄŸini farketti. “ETÖ” diye bir yankılanma ile huzursuz bir uykuya daldı.
Ertesi gün annesinin gözleri ÅŸiÅŸmiÅŸ bir ÅŸekilde, yine zoraki bir gülümseyiÅŸle onu uyandırmasıyla lavaboya gitti, yüzünü yıkadı. Kahvaltıda babasından haber gelmediÄŸini, annesinin gözlerinde saklamaya çalıştığı derin hüzünden anladı. Bu sefer küçük bir çocuÄŸunki gibi deÄŸil de büyük bir olgunlukla annesini gidip öptü. Onu avutmak, iyi ÅŸeyler söylemek istiyordu; ama sustu. Sadece “Bugün okula gitmesem, yanında kalayım” dedi. Bir anda annesinin keskin bakışlarıyla karşılaşınca vazgeçti bu düşüncesinden, isteksizce okula gitmek için giyindi.
ArkadaÅŸları bahçede zilin çalmasını bekliyordu. Onları görünce bir an için çocuk olduÄŸunu yeniden hatırlayıp gülümseyerek yanlarına gitti. Ama arkadaÅŸları onu görünce suratlarını asıp, arkalarını döndüler. O sırada zil çaldı, sıraya girip “Andımız”ı okumaya baÅŸladılar. Sesi her zamankinden gür çıkıyordu; nedense bugün daha fazla bağırmak geliyordu içinden. Sonra sırayla sınıflarına gittiler, her zamanki yerine oturmak için gittiÄŸinde sıra arkadaşı “Bugün benim yanımda oturma, zaten öğretmene diyeceÄŸim. Seni yanımdan kaldırsın.” dedi. Tam nedenini soracaktı ki öğretmen içeriye girdi, bir anda yerlerine doÄŸru koÅŸuÅŸan çocukların arasında ne yapacağını bilemeden orta yerde kalakaldı.
Öğretmeni suratını asarak “Neden ayakta duruyorsun?” diye bağırdı. Tam cevap verecekken öğretmeni “Haydı geç yerine otur” diye tekrar azarladı. Yüzü kızarmış bir ÅŸekilde yerine otururken arkadaşının hafiften arkasını döndüğünü hissetti. Bütün gün hemen hemen hiçkimse onunla konuÅŸmadan akÅŸam oldu. Sabah annesiyle geldiÄŸi için servise binememiÅŸti, tam servise doÄŸru yaklaÅŸtığında servis şöförü “Geldin mi, ben de babanla birliktesindir, diye düşünmüştüm” diyerek tiz bir kahkaha attı. Espiriyi anlayamamıştı; ancak şöförün gün boyunca yüzüne karşı gülen tek insan olması sebebiyle o da güldü.
Bugün eve gitmemesini tembih etmiÅŸti annesi, onun için de teyzesinin evinin önünde servisten indi. Belki de annesi ve hatta babası da teyzesinde olabilirdi. Ona bir sürpriz hazırlamış olabilirlerdi. İşte o zaman kendi kendine “EÄŸer babam geldiyse, bundan sonra derslerime daha çok çalışacağım” diye söz verdi. Ama teyzesi kapıyı açtığında, içeriden sadece televizyondan gelen ve yine babasının ismini söyleyen spikerin sesinden baÅŸka ses gelmiyordu.
Belki yarın, dedi. Belki yarın gelir babam. “Teyze karnım aç deÄŸil, bugün arkadaÅŸlarım bana hep kantinde yemek ısmarladı, benimle çok ilgilendiler. O yüzden yemek yemeyeceÄŸim. Hatta öğretmenim de bugün hep başımı okÅŸadı. Ama uykum var, annem gelecek mi? O gelene kadar uyumak istiyorum.” dedi. Arka odadaki yataÄŸa uzanıp, yorganı yüzüne çekti. Gözlerini tüm bu olanlardan kaçmak için sımsıkı yumdu…
Popularity: 5% [?]
Etiketler : öykü, ergenekon, haber
































nikon
" 3 Mayıs 2009, Pazar "
Dünya ÅŸeytanın eline geçmiÅŸ bir kere. Kurtulmanın mümkünatı yok. Tek tesellimiz dünya yıkıldığında; ÅŸerefini, ÅŸahsiyetini, cibilliyetini, evdeki namusunu şıhların ÅŸeyhlerin hizmetine sunan ve onların dizlerinin dibinde acz ve gafletle resim çektirip icazet bekleyen mendeburlarında altında kalacak olması tek tesellimizdir. Allahçılık yapıp, kömürle, parayla, buzdolabıyla, kanepeyle insanları kandırarak Allahsızlığın alasını yapanlar da bir gün gelir ÅŸeyhleri ve şıhlarıyla hesap verirler. Bu memlekette hain bitmez, Atatürk’ler de…