Bir Yudum Su İç İnansınlar

İki açıklama yaparak insanları kandırmak adet haline geldi. Hele de bunu şov haline dönüştürebiliyorsanız inandırıcılık da bir o kadar artabiliyor. Yıllardır belediye başkanları ve devlet yetkilileri halkın korktuğu bazı sağlık problemleriyle ilgili olarak yaptıkları açıklamlara şovlarını da ekleyerek bazen gülünç duruma düşseler de, insanları kandırmayı ne yazık ki beceriyorlar.
Hatırlarsanız yakın zamanda bir “belediye başkanı” şebeke suyunun sağlıksız olduğu ve hatta zehirli olduğu konusunda endişe taşıyan halkı sakinleştirmek ve kendini aklamak adına kameralar karşısında musluk suyu içmiş, birçok insan da “başkan içiyorsa suda bir şey yoktur” diyerek rahatlamıştı. Geçmiş yıllarda da musluktan su içenler vardı, bizde adet haline geldi kameralar karşısında musluk suyu içmek…
Bilindiği üzere Çernobil sebebiyle ülkemiz radyasyona maruz kalmış, özellikle o bölgeye en yakın olan Karadeniz halkı bundan oldukça fazla etkilenmişti. Hala ne yazık ki etkileri devam ediyor ve kanser vakalarına rastlanıyor. Kazım Koyuncu gibi gencecik bir fidanı bu uğurda kaybettiğimizi inkar eden olabilir mi? Yine Karadenizli bir türkücü olan Erkan Ocaklı’yı geçtiğimiz günlerde kanserden kaybettik. Başka Karadenizliler de var kanserden ölen ve hatta çok üzülerek söylüyorum ki ölecekler de var.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, konuyla ilgili açıklama yapmış ve demiş ki, Karadeniz’de kanser vakalarında bir artış yok, özellikle de meydana gelen kanser ölümlerinin Çernobil’le hiç alakası yok(!) Güya yapılan bir araştırma göstermiş ki; Karadeniz Bölgesi Çernobil’den en az etkilenen 3. bölgeymiş ve bu yüzden endişe etmeye de hiç gerek yokmuş, radyasyon yüzünden bölge halkında kormozom hasarı meydana gelmemiş. Açıklama o olmamış, bu olmamış, bilmemkim etkilenmemiş, ellerinde bilmem ne aleti varmış, şunu yapmışlar, bunu becermişler(!) şeklinde devam ediyor. Peki soruyorum, ailelerinden birilerini kaybeden, bunun acısını en derinden hisseden Karadeniz halkı bu açıklamalara inanıyor mu? İçleri acıyarak dinledikleri veya okudukları bu haberler onları daha fazla üzüp, hatta çileden çıkarmıyor mu? Yanılmıyorsam, küçüktüm o zamanlar ama hatırlıyorum, Çernobil olayının cereyan ettiği günlerde çay içmekten kaçınıyordu insanlar, o zamanlar da birileri çıkıp çaylarımızda bir problem yok, gönül rahatlığıyla içebilirsiniz diyordu ve yine bildik bir haraketle bir yudum çay içiyordu televizyonda.
99 depremi sonrasında tıpkı Karadeniz’de olduğu gibi Yalova’da da kanser oranında hızlı bir artış oldu, tabii ki bunun da üzeri örtüldü, gizlendi. Yalova’da hemen hemen her apartmanda bir, hatta daha fazla insan kansere yakalandı. Sebebi ise deprem sırasında Yalova’da faaliyet gösteren “büyük bir fabrikanın” sızıntı yapmasıydı. Çok iyi hatırlıyorum, konu hemen kapatıldı ve sızıntı olduğu yalanlandı. Üzerinden geçen zaman zarfında o çevredeki ağaçların ve bitkilerin kuruyup öldüğü gözlemlense de hiçbir yetkili bunun üzerine gitmedi. Zaten depremle evleri ocakları yıkılan, sevdiklerini kaybeden Yalova halkı birkaç yıl sonra da sevdiklerini birer birer kanser yüzünden kaybetmeye başladılar.
İnsanları zehirleyen kim ve ne varsa hepsi bir şekilde aklandı; ancak insanlar her geçen gün ölmeye devam ediyor. Vicdanları sızlamadan televizyonlarda kendilerini aklayanlar bugünlerde bayram gezmelerindeler. Sıcak yataklarında sevdikleriyle uyurlarken, onlar bu acıları yaşamıyorlar; çünkü Karadeniz’de, Yalova’da yaşamadılar. Ya da şehir şebeke suyunu içmediler, en iyi marka suları içip sadece televizyonda göstermelik bir yudum su aldılar ağızlarına. Ama halkın sağlığı ile oynayan bu kişiler bugün yine büyük bir mücadelenin içinde oy toplama derdine girdiler. Bir yandan doğalgaza %80′e varan zam yaparken, diğer yandan da halkın üşümemesi için kömür dağıtmaya başladılar.
Halkın sağlık ve mutluluğunu herkesten ve her şeyden daha çok önemseyen belediye başkan adayları, önümüzdeki günlerde daha yoğun bir şekilde seçim turları atarlarken, tüm bu konularda nutuklar çekip vaatlerde bulunacaklar. Ben de o zaman bir kez daha güleceğim bu vaatlere; ama içim acıyarak!
Not: Yazıya dahil etmek için Çernobil’le ilgili resim ararken o kadar tüyler ürperten resimlere rastladım ki, burada yer vermeye gönlüm razı olmadı. Ama tahmin edeceğiniz gibi, sakat doğmuş çocuklar, kaza sonrasında çekimiş görüntüler beni çok üzdü. İnsanların nükleer santrallara olan tepkilerini anlamayanlara, insanlığa vereceği zararları yok sayanlara tavsiyem bu resimlere bakmaları ve belki de nükleer santralların zararlarına yönelik yazılar okumaları. Umarım fikirleri değişir…
Popularity: 9% [?]
Etiketler : şebeke suyu, çay, çernobil, belediye, belediye seçimleri, deprem, erkan ocaklı, kanser, karadeniz, kazım koyuncu, radyasyon, sızıntı, su, yalova

































