Bir Gün Gidip Bir Gün Kalabilir mi İnsan?

Gitmek kolay değil. Her şeyi bırakıp, sırtımızda bir çantayla gidebilmemiz mümkün değil.
Hep gitmekten bahsederiz, İstanbul’dan Ankara’dan uzaklara, bir orman kenarına, sahil kasabasına, sıkıldıkça baÅŸka bir yere, oradan da daha baÅŸka yerlere…Hayal etmesi belki güzel, ama bu hayallerin içerisinde sevdiklerimiz var mı? Ailemiz, dostlarımız, komÅŸularımız, bakkalımız, manavımız, selam verdiklerimiz, her gün otobüste karşılaÅŸtıklarımız…
Bizi öğütmek için sürekli dönen o diÅŸli çark, her geçen gün bir ÅŸeyleri alıp dönmeye devam ediyor; bir gün anlayışımızı, bir gün duyarlılığımızı, insan sevgimizi, hayvan sevgimizi, vefamızı, gülümsememizi… Derken bizi biz yapan deÄŸerlerin bir bir yok olduÄŸunu görüyoruz; baÅŸlıyoruz suçlu aramaya. Yanıt gecikmiyor elbet; bizi bizden alan bu ÅŸehir diyoruz; küfürler, lanetler havada uçuyor yaÅŸadığımız kente. O zaman alıp başımızı gitmek istiyoruz, kaldırımlarımızı, caddelerimizi, otobüslerimizi, egzoz gazlarımızı, gürültümüzü, trafiÄŸimizi, iÅŸimizi, gücümüzü ve borçlarımızı bırakıp gitmek… Sonra dingin, tasasız bir hayat beliriyor gözlerimizin önünde, her gün sabah kalkıp otobüse yetiÅŸme derdi olmadan yaÅŸadığımızı hayal etmek, saatlerimizi trafikte geçirmeyeceÄŸimizi bilmek, derin derin temiz havayı içimize çekeceÄŸimizi düşünmek, nohut oda bakla sofa evde yaÅŸadığımızı hayal etmek, yazın bir t-shirt bir ÅŸort, kışın ılık havasında bir gömlek bir pantolon yaÅŸayacağımızı düşlemek içimizde bir gıdıklanma oluÅŸturuyor. Acele etmek, bir an evvel hayalimizi gerçekleÅŸtirmek için harekete geçmek istiyoruz, sonra oturduÄŸumuz yerden iÄŸrenircesine sokağımıza ve onun gürültüsüne bakıp burun kıvırıyoruz.
Önce haritadan bir yer bulmalı, ardından istifa etmeli, sonra tek tek sevdiklerimizle vedalaÅŸmalı, el sıkışmalı, öpüşmeli, zor gelirse hiçbir ÅŸey demeden gitmeli… Küçük bir çantaya sığdırmaya çalıştığımız eÅŸyalarımız direniyor sığmamakta baÅŸta; yanlarına konacak anılar çok yer kaplıyor çünkü. Dışarıdan gelen bir kadın sesi çocuÄŸuna sesleniyor “Baban geldi kızım, hadi eve gel”, ışıklar yanıyor, perdeler çekiliyor; üst balkondan akÅŸam yemeÄŸinin çatal kaşık sesleri…
Çanta küçük geliyor, bir iki bavul almalı, aile albümü elinizde ağırlaşıyor, içinden çığlıklar atan “gitme” sesleri, geçmiÅŸ zamandan yüselen kahkahalara karışıyor. “Cep telefonumu alsam mı yanıma, arada bir seslerini duyarım” diyorsunuz. Bir göz yaşı gelip boÄŸazınızı düğümlüyor; annenizin ördüğü patikler dile gelip, “ayaklarını yeteri kadar ısıtmadım mı, bunun için mi gidiyorsun” diyor, verecek cevap bulamıyorsunuz.
Gitmek en çok da kendini terketmektir; ama kendinden vazgeçemez insan, sevdiklerimizle varız, onların bir sesi, bir tebessümü yaÅŸama baÄŸlar bizi… Bazen kapının çalması, bazen bir ayak sesi, nefes aldığımızın bir göstergesi deÄŸil mi? Geride bıraktığımız gözyaÅŸları gittiÄŸimiz yerde bizi bulup yollarımızı kayganlaÅŸtırıp bizi yerlere düşürecekse gidebilir miyiz, ardımızda ayak izleri bırakmadan?
Bir gün gidip, bir gün kalabilir mi insan? Her ÅŸeyi birden istiyoruz belki, hem gitmek hem kalmak, gecenin kapıları açıldığında hüznü, sabahın ilk ışıklarıyla umudu getiriyoruz hayatımıza, sevdiklerimizle var olduÄŸumuzu, onlarsız yaÅŸayamadığımızı anladığımızda kalmanın en iyisi olduÄŸunu farkediyoruz. Bazen iki kiÅŸi, bazen de onlarca oluyoruz; ama bildiÄŸim bir ÅŸey var ki sevdiklerimiz olmadan olamıyoruz…
ELİMDEN GELEN BU
Elimden gelen bu ben iki kiÅŸiyim
Çoğalmak neyse ne azalmak zor
Birisi seni her an bırakıp gittiğim
Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
Ağzındaki acı alnındaki çizgiyim
Gözlerine kirli bir bulut getirdim
Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor
Elimden gelen bu ben iki kiÅŸiyim
Birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
Bir yerin üşüse onun sıcaklığı
Öbürü en içten çağrını işitmiyor
Alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
Bakışları kıyısız deniz uzaklığı
Elimden gelen bu ben iki kiÅŸiyim
İkisi birden çıkmaya uğraşıyor
Bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
Birisi yeni baştan serüvene başlamış
Öbürü silahında son mermiyi sıkıyor
Çoğalmak neyse ne azalmak zor
Attila İLHAN
Popularity: 20% [?]
Etiketler : Ankara, attila ilhan, şehir, şiir, İstanbul, dost, dostluk, elimden gelen bu, gitmek, kalmak, trafik, yaşam


































adonis
" 29 Kasım 2008, Cumartesi "
Vaaay çok içli olmuş. Şiirde çok güzel