Nasreddin Hoca eşeğine saman vermekten bıkmış usanmış. Eşek verdikçe yiyormuş. Kendi kendine demiş ki “şunun samanını azaltayım bakayım ne olacak?” Eşek az samanla yine yaşamaya devam etmiş, hatta aynı işleri yine yapıyormuş Hoca için. Hoca bu ya, biraz daha kısmış samanı, eşek yine işlere koşmaya devam etmiş. Sonunda Nasreddin Hoca samanı tamamen kesmiş, bir [...]
Sürekli olarak dilimizi yanlış kullandığımızı, Türkçeyi doğru kullanmak gerektiğini söyler dururuz. Ancak birçoğumuz -hiçbirimiz demeyeceğim- hatalarımızı düzeltmek için çaba harcamaz, tam tersine bile bile yanlış kullanımlarla dilimizi çöplük haline getiririz. Yabancı dillerden geçme, daha doğrusu zorla geçirilmiş, sözcükleri kullanmayı marifet sayar, bununla pek de övünürüz.