Geçmişinde atıp tutan rengini çok güzel belli eden, şimdiyse demokrat olduğunu iddia eden siyasetçilerle doldu etrafımız. Üstelik halkın birçoğunun da bu sahte değişimlere inanması çok acı doğrusu. Bir zamanlar birilerinin eteklerinin altında oturup fotoğraf çektirenler bugün laikliği benimsemiş, Atatürkçü görünümleriyle nasıl da caka satıyorlar.
Ancak sorsanız insanlara bu kişilerin değiştiğini, geçmişteki bu hareketlerinin onların gençliğine verilmesi [...]
Sokak Kitapları –kitapları özgür bırakma hareketi de diyebiliriz-, okumuş olduğunuz ve beğendiğiniz kitapların başkaları tarafından da okunmasını sağlayacak ve de başkalarının okuduğu kitaplarınızı okumanıza olanak verecek bir hareket. Radikal’in öncülüğünde gerçekleştirilen bu olay belli mekanlara gidip daha önceden okuduğunuz bir kitabı bırakmanızla gerçekleşiyor. İsterseniz siz hiç kitap bırakmak zorunda da değilsiniz. Hangi kitabı okumak istiyorsanız [...]
Geçtiğimiz günlerde Tuz gölünün etrafında yavru kuşların ölü bulunması akla bir sürü soru getirmişti. Civardaki köylüler kuşların kirlilik yüzünden gölün civarını terk ettiğini; fakat daha uçacak durumda olmayan yavruların açlıktan öldüğünü söyledi. Bu düşündürücü durum karşısında uzmanlar harekete geçip, çareler ararlarken Bekir Coşkun bu konuyla ilgili çok güzel bir yazı yazmış, paylaşmak istedim.
Büyükçekmece’ye bağlı Kıraç beldesinde sokak köpeği tarafından ısırılan 10 yaşındaki Serhat, ailesinin tüm çabası, doktorların dikkatsizliğiyle birlikte hayata gözlerini yumdu. Şimdi beldede karantina ilan edilmiş; ancak nasıl bir karantinaysa bölgeye hayvan giriş çıkışı yasaklanmamış da kontroller artırılmış. Sokaktan köpekler toplanıp barınaklara konmaya başlanmış; tüm bu tedbirlere rağmen beldede halen 700 civarı başıboş sokak köpeği varmış.
6 EKİM 1923, İngiliz askerleri işgal ettikleri İstanbul’dan çekildiler. Savaşmadan, kan dökülmeden düşmanlardan temizlenen tek yurt toprağı olarak Kurtuluş Savaşı tarihine geçti bugün. Üstelik askerler İstanbul’dan ayrılırken Türk bayrağını selamlamayı da ihmal etmediler. Gazi Mustafa Kemal, “Geldikleri gibi giderler!” demişti, aynen de öyle oldu.
Daha önceki yazımda sizlere yazım kuralları ile ilgili yazılar yazacağımdan bahsetmiş; bu kurallara birçok yerde uyulmadığına dikkat çekmiştim. Bu ilk yazımda basit ve anlaşılır bir dil kullanarak –de, -da eki ile de, da bağlacı arasındaki farkı ve yazılışlarını anlatmaya çalışacağım.
En çok hataya düştüğümüz, yazarken ayrı yazıp yazamayacağımıza bir türlü karar veremediğimiz ek çeşididir. Ancak biraz [...]
Birçoğumuz okul zamanında öğrendiğimiz imla kurallarını unutup, Türkçeyi kendi kafamıza göre kullanır olduk. Türkçenin doğru yazımına en çok dikkat edecek kurumlar -ki özellikle televizyon kanalları- bile bir sürü yazım hatasıyla insanların karşısına çıkıyorlar.
Geliri tahminlerin bile çok çok üzerinde olan bir televizyon kanalında acaba kaç tane dilci çalıştırılıyor dersiniz. Sayısını bilemem tabii ki; ancak yapılan imla [...]
Öğretmen maddi düşünmez, düşünemez. Günümüz Türkiye’sinde buna izin de verilemez. Maddiyattan bahseden öğretmen hor görülür, aşağılanır.
Öğretmen dediğin koşulsuz hizmet veren, canını dişine katarak çalışan; evine ekmek götürme kaygısı hissetmeyen; hatta yemeyen, içmeyen, çoluğunu çocuğunu düşünmeyen varlıktır. Birilerinin işine geldiğinde en kutsal işi yapan, canları istediğinde yerin dibine geçirilen öğretmenler, verilecek her görevi sorgulamadan yerine getirmek [...]